Alya

Çelişki
Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görülmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? Yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makul değil miydi?
Sayfa 46 - Karbon Kitaplar·Kitabı okuyor
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.

Alya

, şu anda okuyor
%15 (40/256 syf.)
Sabahattin Ali
8.2/10 · 209,2bin okunma
Fakat ilk değerlendirme çok daha doğruydu. Gürültüyü yapanlar genelde halkın sevgisini, kaba ve çirkin de olsa popüler olan her şeyi övmek ve sürdürmek olarak anlayan sözüm ona yurtseverlerdi. Tehlikeyi görmemek için çölde başını kuma gömen deve kuşu gibiydiler. Kafaları kumdan çekildiğinde ise sinirleniyorlardı.
Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.
Sayfa 169 - Can modern, Zeze
İnsan ve Duygular