Kitabın başından beri bahsi geçen korkunç olaya kadar kitap o kadar hoşuma gitmişti ki. Uzun bir süredir bu kadar sevdiğim bir childhood friends to lovers okumamıştım. Yazarın dilini, karakterleri, gölü ve oradaki yazlar içime çok sinmişti. Fakat sonu bütüüün bu güzel şeyleri düşürdü gözümde. Bahsi geçen olay başlı başına berbatken karakterlerin bunu konuşmaktan bu kadar aciz olması olayı daha da kötü yaptı. Sonra öğrendiklerinde de konuyu bir türlü oturup doğru düzgün konuştukları bir sahne yazmamış yazar. Bu olay bütün hikayedeki en önemli olay bu arada. Bunun biraz tembellik olduğunu düşünüyorum. Aynı şekilde Sam’in durumu seneler önce Charlie’den öğrenmesi de bence bu yüzden verilen bir karardı. Yazarın hikayenin bel kemiği olan konuda bu kadar kolaya kaçması kabul edilemez. Ayrıca sonu da çok kötü. Hepsinin hala bir arada yaşamaları bana pek uymuyor, geçmiyor da. Keşke bu kadar aceleye gelmiş bir son olmasaymış, verdiğim puanı tamamen son 60 sayfadan bağımsız veriyorum.