Puan vermedi·448 syf.··
2025 46. kitabı
İNFERNO 2 Selam kitap dostalrı bugün seninin 2. kitabı olan @pskasenanisikli Kaleme aldığı İnferno ile geldim. İlk kitabı heycanla sonladırmıştık 2. kitap biraz daha sakin başlasada durum bir süre sonra öyle olmadığını gösterdi Alin ve onun karmaşık zekası Hadesin öfkesi ve arada kalan Helen Saral ortaya çıkan yeni kişiler geçmişten gelen sırlar herşeyi birazdaha karıştırsada heyecan hiz azalmıyor kaçmıyor. Helen ve Demir arsındaki tutku aşk onların tabiri ile cehennem yine bizi içine alıyor . Her sahnesi ayrı güzel okuyoruz. "Benim tarafımdan asla sevgisiz kalamazsın çünkü sen benim kalbime dolanmış tek kadınsın." “Çünkü sen de benim kışıma bahar oluyorsun.” “Sen de benim gönlümde taht kurabilmiş tek adamsın. Ruhumda hüküm sürüyorsun, Demir. Ve imparatorluk sana çok yakışıyor.” Demir'in geçmişi ile öğrendiği sır beni ayrı heyecanlandırdı bunun sonuçlarını çok merak ediyorum. Alin zekası muhteşem bir şekilde seviye atlayark devam ediyor çünkü kitabın sonu bunu gözler önüne seriyor 3. kitap da bizim için soluk soluğa geçeceğe benziyor yanlız kitap sonundaki olaylar beni gerçekten şoka soktu sevgili @pskasenanisikli kalemini konuşturmuş ve şimdi otun 3. kitabı bekleyin diyor bencede bu karakterlerle kesinlikle tanışmalı ve bu seriyi okumalısınız. @pskasenanisikli @pukkayayinlari
İnferno: Kanto IIAsena Nişikli · Pukka Yayınevi · 2025281 okunma
Karanlık bağ
8/10
·310 syf.··
2025 66. kitabı
Selam canlar Bugün sizlere kalemi ile daha önce tanıştığım ve sevdiğim sevgili cagla.fulya 'dan harika bir fantastik kitap ile geldim... Yazarın kalemini zaten biliyorum kendisinin kaleminden güzel seven aşk adamlar çok güzel dökülür. Bu defa farklı bir kurgu okudum ama ben bu kitabına da ba-yıl-dım. Vee evet itiraf ediyorum bir buçuk gün gibi kısa bir sürede okudum bitti hatta şöyle diyeyim kendimi öyle bir kaptırmışım ki alıntı bile paylaşmayı unutmuşum. Okurken beni içine alan kurguları çok seviyorum. Aynı zamanda da karışık olmayan fantastiklere bayılırım. İşte bu kitabımız tam da öyle beni hiç yormadı ve bir solukta okudum. Bittiğinde devamının da geleceğini görmek ayrı mutlu etti beni kesinlikle fantastik kurguları devam ettirmeli bencede çünkü sıkmadan okutuyor kendini. Gelin biraz konusundan bahsedeyim sizlere. Elismera bir pastacı dükkanında çalışan sıradan kendi hâlinde bir hayatı olan biri, kitap okumayı çok seven ve boş vakitlerini kütüphanede geçirir. İşe yeni geldiği bir gün birini sormak için dükkana bir adam gelir. Sorduğu kişi Elismera'nın annesidir ama kim olduğunu söylemez. Annesini arar ve birinin kendini aradığını söyler annesi acil eve gelmelisin der. İş yerinden izin alıp apar topar eve giden kız annesini arayan ve tanımıyorum dediği adam tam karşısındadır. O adam Ashriel'dir. Mera için artık normal bildiği hayatı bambaşka bir hayata dönüşür. Karanlık Bağ kehanetinin aranan ismi odur. Elismera kadim bir ırkın kanını taşıdığını öğrendiğinde artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Severek okuduğu fantastik kitaplardaki efsanelerin onun gerçeği olduğunu anladığında yeni bir hayatın içine girmesi çok uzun sürmeyecektir. Yeni hayatına çabuk alışan Elismera geçirdiği dönüşüm ile büyük güçlere ve bir çift kanatları olur ve ruh eşi ile
1000k
Karanlık BağÇağla Fulya · Kaktüs Sanat Yayınları · 202523 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ergenliğin Sınavından Geçemedim…
6/10
·208 syf.··
2017 12. kitabı
Çavdar Tarlasında Çocuklar ‘ı okudum ama açık konuşayım bana fazla geldi. Kitabı etkileyici bulmadım, hatta çoğu yerde sıkıldım. Çünkü Holden Caulfield diye bir çocuk var ki, tam bir ergen klişesi. Her sayfa aynı trip, aynı “herkes sahte” modu. Abartmıyorum, sayfalar ilerledikçe insanın içinden “Abi tamam artık, rahat bırak da başka bir şeyler olsun” demek geliyor. (Ama bazen hak verdiğimde oluyor herkes bencede sahte :))) Tamam, ergenlik böyle olabilir, kabul ediyorum. Ama bu kadar tekdüze, bu kadar melodramatik olması, inanın bazen “Ya evet, biz de ergen olduk, ama bu kadar da olmaz” dedirtiyor. Holden’ın dünyası, bir “off” haliyle dolu, sanki hayatın anlamı sadece etrafındakilerin ne kadar sahte olduğuymuş gibi. Kitap yeraltı edebiyatı havasında, ama o havayı veren çoğunlukla Holden’ın sürekli dönen, tekrarlayan, sinir bozucu tripleri. Derinlik arayanlara biraz eksik kalabilir. Çünkü Holden’ın yaşadığı bunalımlar gerçek, tamam da, anlatımı öyle iç içe geçmiş, o kadar çok dert dökme var ki, bazen nefes almak bile zorlaşıyor. Bir yandan onun dünyasını anlamaya çalışıyorsun. Öte yandan, o kadar çok dramatik, o kadar çok “beni anlasanız da kurtulsam” havası var ki, bazen “Bu çocuk bir rahatlasın da dünya dönsün” diyorsun kendi kendine. Sonuç? Eğer melodram ve ergen triplerine dayanıklıysan, belki bu kitabı seversin. Benim içinse biraz fazla yordu, bazen “Kardeşim, sus artık” dediğim bir hikayeydi. Yine de edebiyat dünyasında yeri büyük o ayrı… Çavdar Tarlasında Çocuklar J. D. Salinger
1000Kitap
Çavdar Tarlasında ÇocuklarJ. D. Salinger · Yapı Kredi Yayınları · 202171,3bin okunma
10/10
·400 syf.··
2025 48. kitabı
. . Kitap kapağına baktığımda çok farklı bir şeyler okurum diye düşünürken yazarımızın kendi hayatını okuyacağımı hiç düşünmemiştim. Bir de Kompleks TSSB ( travma sonrası stres bozukluğu) üzerine anlatacaklarını öğrendiğimde daha da şaşırdım. Arka kapakta belirtmiş ama ben kendi hayatı ve baştan sona yaşadıklarını okuyacağımı tahmin etmiyordum. . Çocukluğundan itibaren özellikle annesinden gördüğü şiddetle başlayan hayatını yetişkinliğe geldiğinde de yaşadığı travmaları ve bunun sonucunda hayatını nasıl etkilediğini anlatıyor. O kadar doğru anlatmış o kadar samimi yazmış ki nerden mi anladım,çünkü bende yaşadım. TSSB bir çok nedenden oluşur artık günümüzde bilmeyen yoktur birde okb var artık günümüzün hastalığı oldu. Kaygıyla başa çıkamama,stresi yönetememe,sevilmeme,sevmeme,değersiz hissetme,öfke,şiddet ve daha bir çoğu… Maalesef tetikleyici etken çok ve bununla baş etmek gerçekten zor. . Şimdi bunları hayatında hiç yaşamamış ya da yaşanmamış sayan çok kişi vardır bizleri anlamaz ama bir de bizim gibi olanlar işte onlar yazarın yazdığı her satırı ,iyileşmek için neler yaptığını sakin sakin okur anlamaya çalışır. İlaçla tedavi,psikolog,emdr ve bir çok yöntemi denemiş ve uzun yıllar sonuç alamamış. Ama bencede bu hastalığın öyle hop diye tedavisi yoktur emek ister,kendine değer ister,ne demek istediğimi yine okuduğunuzda anlayacaksınız. . Ben biraz zorlanarak okudum ki tetiklenme buna denir empati kurarak okuduğum için böyle daralmam oldu,ama git gide iyileşmek için çabaladığı mücadeleyi okumak taktir etmemi sağladı ,araştırın,okuyun ve kendinize vakit ayırın ve sizde de bu sorunlar varsa mutlaka okuyun ya da çevrenizdekileri anlamak isterseniz de okuyun. Çünkü bazen ölecekmiş gibi hissettiğimiz zamanlarda karşımızdakinin şımarıklık yapma bile demesi insanı yaralar
Bedenimin BildikleriStephanie Foo · Mona Kitap · 202522 okunma
Puan vermedi·108 syf.··
2025 64. kitabı
Hallac'ın hapishanedeyken kaleme aldığı bir not defteri gibi bişey bu kitap. Hani kendi kendinize kısa notlar tutarsınız ve bu kısa notların kriptolarını siz bilirsiniz ya. Sizden başka okuyan biri için anlaşılması çok mümkün olmaz. İşte öyle bir kitap. Anlayabilmek için gayret ettim ama çok başarılı olamadım. Kitapta en iyi son bölümü anladım. Gizem Bahçesi isimli son bölüm bana çok faydalı oldu. O bölümde Hallac'ta ilginç bir seviye olduğu hissine kapıldım. Hele ki şu cümlesi aklıma çivi gibi çakıldı. '' BELİRSİZLİK ERMİŞİN İŞARETİ, BİLGİSİZLİKTE ONUN YÖNTEMİDİR'' İşte bu cümlenin özellikle ikinci kısmı benimde içselleştirmeye başladığım bir bir yöntemi perçinledi. Kitap çok kısa ve anlaşılması zor. Aynı kitabın Yaşar Nuri Öztürk tarafından çözümlendiği iddaa edilen açıklamalı izahına da göz gezdirdim ama bana göre hiçbirşeyi açıklayamamış o kitap. Aksine daha bile kafa karıştırmış. Öte yandan, kitabın yazarı her nedense Yezidilik gibi bir akıma ait görüşleride Hallacın anlatısı bittikten sonra eklemiş. O kısım herkes tarafından eleştirilmiş ve bencede saçma olmuş. Göğün kapısını, gaybın anahtarını arayanlar için çekici bir kitap belki ama dar ve kapalı anlatımı nedeni ile pek çıkarım yapılamayacak bir kitap.
TavasinHallac-ı Mansur · Yaba · 2004396 okunma
8/10
·430 syf.··
2024 10. kitabı
Savaşın her zaman arkasında, insanlar üzerinde izlerini bıraktığını biliriz. Öyle bir hâl aldık ki o izleri taşıyan topluluklara yada insanlara rast gelmek artık bizler için de mümkün. Duyması başka yaşaması ise bambaşka olmalı.. "İnsan başkalarının acısını çekiyorsa insandır" sözünden esinlenerek birkaç cümle kurmak istiyorum ve tabiki kitabın ele aldığı içeriğe de ithafen.. Savaş denilince; bir savaş gibi hiçbir zaman konuşulmayan Türkistanlı kardeşlerim geliyor hemen aklıma. Çektikleri işkenceler.. Kadınların uğradığı zorbalıklar, tecavüzler. Kız çocuklarının hayattan koparılmaları/yanlış yollara sürülmeleri, babasız bırakılan evlatları, eşsiz bırakılan kadınları yahutta evlatsız bırakılan anneleri, karşılaştıkları zorlukları geliyor. Erkeklerin annelerine, kadınlarına, bazen de evlatlarına yapılan zorbalıklara maruz kalması geliyor sonra.. Ve tüm bunlar yetmez gibi zincirlere vurulup ölene dek köle olarak hapsedilişleri, türlü işkencelere katlanışları geliyor.. Bu zorlukların hüznünü dahi yaşayamadan hayata devam etme çabaları geliyor.. Tüm imkansızlıkların içinde imkânlar üretme çabaları.. Ve tüm bunları ırkları ve dilleri seçimiyle yaşıyor olmaları geliyor.. Düşündükçe nefes almakta güçlük çekiyorum.. Sonra Filistin geliyor aklıma, bugün an be an film izlercesine tüm dünyanın karşısında zulüm gören Filistin.. Çıldırmışcasına Gazze'yi yok etmeye uğraşan kana susamış zalimler ordusu ve bu orduya seyirci olmuş bizler, tüm dünya insanları.. Türkistan gözler önüne serilmiyor-konuşulmuyor diye kızarken bugün gözlerimizin önünde Gazze'nin yok oluşunu seyrediyor olmak.. İslamın nurunu söndürmemek için canhıraş verilen mücadele geliyor aklıma.. Meğer görmekte yetmiyormuş zulmü durdurmak için! Yüreği mazluma merhamet edip saran, bileği cesurca zalimin kalbini söküp alan
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,5bin okunma