"Gönülsüz, bencil, özensiz ve muhalif biri olma. Fikirlerini süslü sözlerle boyamaya çalışma. Çok konuşan, çok şey yapan biri olma. Neşeli ol ama kimseden yardım bekleme ya da kimsenin seni rahatlatmasını umma. "
Sayfa 122 - " İnsan kendi ayakları üzerinde durmalıdır, başkalarının değil." Pegasus yayınları
"Bir gün ansızın gitmek istiyor o tüm kalbinle inandığın. Artık yokum diyor ulan sana, bensiz yaşa bundan sonra. Mutlu ol diyor bir de, kasıla kasıla. Nasıl mutlu olunacaksa açtığı yarayla."
Alper Gencer – Ah!
sen şimdi sabrımın taşını yuvarlarsın
**
kırışır seni beklemekle geçen zaman
belki hiç
gelmezsin!
**
yuvası zindan olan bir mahpus haykırışı:
bir renksiz kanatlı kelebek olmak!
neyin temrinisin ey hayat?
kösnüdüğüm yağmurlar hangi otlara karşı?
**
kıyam et! bağrımdan alıp da yürü
sesimin şeriki olmuş bu çocuk
bir çocuk bezmi elestten beri
yürürlüğe konulmuş temsili bir pak.
**
al işte bedenimden söküp de çıkar
bulamadım nerede saklıdır o dert?
**
güneş gözlerine bandı mı ışığı
vakit aydınlıktır renginle o sıra
ve afyonlu gülüşündür hayalimdeki...
**
tozu dumana katmanın becerisinde:
“yine hangi rüzgârın emrine amadesin?”
**
bu gelincik bu rüzgâra fazla dayanmaz
dertler giderek silahlanıyor
Toplum bize 'ahlaklı ol' derken aslında 'sistemin dişlileri arasında ezilirken sesini çıkarma' demek istiyor. Biz ise bu sahte ahlak yasalarıyla birbirimizi suçlayıp duruyoruz, oysa asıl suç makinesi başımızın üzerinde dönmeye devam ediyor. Bu makineyi durdurmadığımız sürece, birbirimize karşı bencil olmaya mahkûmuz.