İnsan, acıyla yoğrulur ve mayalanır.
Puan vermedi·159 syf.··
2026 15. kitabı
Bu kitabı okurken bende hiçbir şekilde bu kadar tesir bırakacağını düşünmemiştim. Kitabı bitirdiğimde bir süre ağladım. Hani acı bir olay yaşarsın da bir bardak su getiren birinin olmasını beklersin; biraz sakinleşmek, o duygunun ağırlığından bir nebze olsun kurtulmak istersin ya… İşte o ağırlık hâlâ, bu satırları yazarken bile üzerimde. O suyu getirecek birini beklemek yerine masanın başına geçtim. Bir bardak su uzatamadım kendime; onun yerine kalbimden taşan kelimeleri kâğıda dökmek istedim. Belki de bazı acılar suyla değil, ancak yazıyla hafifliyordur. Zehra’nın mektubu bitirdikten sonraki afallayışı beni derinden sarstı. Yıllardır doğrularını yanlış bildiği bir adamın üzerine kurmuştu. Hayatındaki insanlarda bulamadığı erdemlerin, en nefret ettiği kişide bulunduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kaldı. Fakat bence Zehra’nın yaşadığı acı yalnızca babasını yanlış tanımış olmanın acısı değildi; kendi vicdanıyla karşılaşmanın acısıydı. İnsan bazen bir başkasını affetmekte değil, kendisini affetmekte zorlanır. O acıyı hissettikten sonra, babasının yırtık çoraplarından görünen ayaklarına bakarak ağlaya ağlaya giderken, onu orada yalnız bırakmaması… O satırları okurken ben de Zehra ile birlikte eğilip o ayakları öpmek istedim. Çünkü orda yalnızca bir babanın çektiği çileyi değil, geç fark edilen bir sevginin ve gecikmiş bir merhametin ağırlığını da gördüm. Zehra artık okulunu tamamlamış, muallim olmuştu. Oysa kitabın ilk sayfalarını elime alıp hikâyeyi herkes gibi bildiğimde, Zehra’ya sarılıyor ve ona hak veriyordum. Babasını suçluyor, onun öfkesiyle birlikte öfkeleniyordum. Kitabın sonunda ise fark ettim ki Zehra’nın eksik olan yanı bilgisi, zekâsı ya da doğruluk anlayışı değildi; acıma kabiliyetiydi. Belki de Reşat Nuri’nin anlatmak istediği buydu: İnsan yalnızca
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 26. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 00:03
Beni derinden etkileyen ve okurken hem ağlatıp hem büyüleyen bir kitaptı. Kitabı okurken çok fazla yerin altını çizdim ama bunu yaparken bir kağıt parçasına çizik atıyormuş gibi değil de bir ruha ben seni anlıyorum senin hissettiklerini bunu okurken bende hissediyorum demek gibiydi bu sefer. Yazım diliyle olsun hikayelerin ve karakterlerin derinliğiyle olsun en sevdiğim kitaplar arasında yer almayı başaran bir kitap oldu. İçinde bir çok hikaye barındırıyordu. Hikayeler ne kadar kısa olursa olsun sindirmesi bir o kadar da uzun sürüyordu. Her hayatı her ruhu okuduktan sonra oturup duvara bakarak okuduklarımı sindirmeye çalıştım. Bütün hikeyelerin olayı karakterleri o kadar güzeldi ki bir favori seçemedim aralardan. Kitap ile alakalı o kadar uzun konuşabilirim ki ama hem buraya çok uzun bir şey yazmak istemediğimden hem de gerçekten çok uzu olacağından bu kadarının yeterli olduğunu düşünüyorum. Eğer bir gün yolunuz bu kitaba düşer gözlerini kelimelerde dolaşırsa. Uzun uzun konuşabiliriz kitap hakkında. Ve son olarak sessizlikle lanetlenmiş ölümsüzler tarafından ihanete uğramış o ozan umarım bizde seni hayal kırıklığına uğratmayız.
Unutulmuş Büyüler ve Terk Edilmiş ÖykülerD. N. Archeron · Guardian Yayınları · 2025623 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
6/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 22:51
Öbür Dünya ile Dünya arasındaki duvarlar yıkıldığında insanlar ile feyler aynı dünyada yaşamak zorunda kalırlar. Feyler insanlardan üstün olduklarını iddia ederek insanları köleleştirmek ister ve insanlar kendilerini koruma altına almak için feyler ile aralarına bir duvar örer. Fakat feylerin özgürlükleri insanlar tarafından kısıtlanmak istenmesiyle onlara bir savaş açarlar ve o duvar 20 yıl önce yıkılır. (Bir yirmi yıl vakası daha :D) 20 yıldır Doğu Avrupa’da, seçkin feyler ve insanlar egemenlikleri için savaşmaktadırlar. Kızımız Brexley, küçük yaşlarda ailesini kaybetmesiyle ülkesinin baş generali, aynı zamanda babasının yakın arkadaşıydı galiba?, tarafından sahiplenip büyütülmüş bir kızdır. Çoğu kızın aksine şanslı ve ayrıcalıklıdır. Askeri eğitim alan genç kızımız bunun yanı sırasında da hırsızlıklık yapmaktadır. (Askeri eğitimin hiçbir faydası olammış demekki, ki öyle de zaten) Ve kitabımız da böyle başlıyor aslında. Brexley, birlikte büyüdüğü ve ona sırılsıklam aşık olduğu, aynı zamanda generalin oğlu olan Caden ile Seyehat halindeki trene hırsızlık operasyonu gerçekleştiriyorlar. Caden de generalin oğlu ya, yakalanma riskine ve ününe leke gelmesi riskinden dolayı bu duruma çok karşı ama Brexley’e “KARŞI KOYAMIYOR” işte. O da çılgın ama o geleceğin varisi. Böyle şeyler yapmaması lazım aslında ama bunu yaptıkça da anca kendi olabiliyormuş. Kızımız öyle anlatıyor. Ya bu kız kendi dünyasında çok yaşıyor da neyse. Oğlan da salak yemin ederim. Kız öpüşmek mi hırsızlık mı diyor adam hırsızlık diyor. Sen nasıl libidosu düşük bir erkek oluyorsun, Brex’i sen de bu kadar çok istiyorken. Çıldırmalık yemin ederim. Bi de diyor ki bak bak, ‘sono korşo koyomoyom’ BOK! ÖPÜŞELİM DEDİĞİNDE NiYE KARŞI KOYDUN E MAL!!! Yani o kısım bana hiç geçmedi. Saçmalıktan başka
1000Kitap
Yabani TopraklarStacey Marie Brown · Ren Kitap · 2024159 okunma
9/10
·456 syf.··
2026 30. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 23:39
Yazarin okuduğum ilk kitabi. Insanin içindeki ev hasreti ve kendi kaybolmusluguyla dalgalandirdigi cümleler hayret verici. Yani ilk başlarda ne anlamam lazım deyip durdum ama betimlemeler o kadsr sahane ki kendini insan düşünmekten alamıyor. Bir yol düşünün samanyolunun yıldızlarını süslerini düşünülen.. buradan yürüdüğümüz yol bizi nereye çıkarır? Karakterimizinki kimsenin tahmininde olan birsey değil ama vardığı, yaptıkları ve sonuyla hüzünle karışık tatli bir anı birakti bende diyebilirim.
EvNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20206,8bin okunma
Puan vermedi·69 syf.·
2026 28. kitabı
İnsan ve Hayat Dergisi – Bu Ayın Sayısından Bende Kalanlar Bu ayın İnsan ve Hayat dergisini okuyup bitirdim. Her sayısında olduğu gibi bu ay da farklı konularla beni düşündüren, durup kendime bakmama vesile olan yazılarla karşılaştım. Kapak dosyası olan “Bedenin Sessiz Dili: Ter” başlığı ilk dikkatimi çeken bölümlerden biri oldu. Çoğu zaman rahatsız edici bir durum olarak gördüğümüz terlemenin, aslında bedenimizin önemli iletişim yollarından biri olduğunu öğrendim. Vücut ısısını düzenlemekten hastalıkların erken sinyallerini vermeye kadar pek çok işlevi bulunan terlemenin; ne fazlasının ne de azlığının göz ardı edilmemesi gerektiği anlatılıyordu. Bedenimizin sessiz ama güçlü bir dili olduğunu fark etmek benim için oldukça etkileyiciydi. Meslek tercihleri ve yapay zekânın etkisini ele alan bölüm de üzerinde düşünmeye değerdi. Gelişen teknolojiyle birlikte bedensel faaliyetlerimiz nasıl azalıyorsa, internetin hızı ve yapay zekânın sunduğu kolaylıklar sebebiyle zihinsel çabamızın da giderek zayıfladığına dikkat çekiliyordu. Bu yazı bana, teknolojiyi kullanırken düşünme, araştırma ve üretme becerilerimizi diri tutmanın ne kadar önemli olduğunu yeniden hatırlattı. En çok etkilendiğim bölüm ise “Gönül Terazisinde Değerler” oldu. Özellikle şu cümle zihnimde yer etti: “Çizgisini bozmayan, değerlerine sadık olan elbet bir gün kıymet görür; yerde değilse de gökte.” Bazen insan, doğru bildiği yolda yürürken karşılığını hemen göremeyebilir. Ama değerlerine sadık kalmanın asıl kıymetinin görünenden çok daha büyük olduğunu hatırlatan bu satırlar beni derinden etkiledi. Ergenlik dönemine dair rehberlik yazısını da özellikle çok kıymetli buldum. Anne babaların ve gençlerle iletişim hâlinde olan herkesin okuması gereken, yol gösterici ve farkındalık kazandıran bir
İnsan ve Hayat - Sayı 196 (Haziran 2026)İnsan ve Hayat Dergisi · Çamlıca Basım Yayın · 20269 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 46. kitabı
Bu kitabı okumadan önce aşkın insanı mutlu ettiğini düşünürdüm. Okuduktan sonra ise bazen sadece değiştirdiğini düşündüm. Beyaz Geceler'in konusu aslında oldukça basit. Büyük olaylar yok, karmaşık karakterler yok. Ama Dostoyevski öyle bir duygu yakalamış ki kitabı bitirdiğimde birkaç dakika elimde öylece tuttum. Özellikle hayal kurmayı seven insanlar bu kitaba dikkat etmeli. Çünkü bazı sayfalarda kendinizi görmek can sıkıcı derecede mümkün. Kısacık bir kitap ama etkisi birçok kalın romandan daha uzun sürdü bende.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,1bin okunma