Eski Türkçede yazıt 'bengü' sözcüğü ile karşılanır. Bu ölümsüz, ebedi anlamına gelir. Bengü ya da bengü taş'a sahip olmak bir övünç durumudur.
..Kağanlığa ait yazıtlar biçimi, dili, görünüşü ile olduğu kadar adıyla da sıradan yazıtlardan ayrılıyor, bunlara "il bengüsi" deniyordu. Yazmak eylemi "bitimek", yazılmış şey de "bitig" olarak ifade edildiği için yazıtlara "bitig taş" ya da "bitigli taş" dendiği de olur. Yazıcılar "bitigçi" diye adlandırılır. Yazıtlardaki oyma türünden süslemeler "bediz" sözcüğüyle karşılanır. Bu işi yapanlar "bedizçi"dir.
..Göktürk yazısıyla ve Türkçe yazılmış yine bilinen en eski yazıt Moğolistan'da bulunmuş olan Çoyren Yazıtı'dır (688-92).
Göktürk harfli metinler üzerine Türkiye'de yapılan ilk çalışma Şemseddin Sâmi'ye aittir, ancak yayımlanmamıştır. Daha sonra Necip Âsım Yazıksız, En Eski Türk Yazısı ve Thomsen yayımını esas alarak Orhun Âbideleri adıyla iki eser neşreder. Türk dil bilimcileri arasında Göktürk Kitâbeleri'ne dair en kapsamlı çalışmalar, Muharrem Ergin ve Talat Tekin tarafından yapılmıştır. Ahmet Bican Ercilasun'un Türk Kağanlığı ve Türk Bengü Taşları adlı eseri de bu alanda son yıllarda yayımlanan kıymetli çalışmalara arasındadır.
Uldis (Hun hükümdarı): Golden'ın 4. yüzyılın sonu ile 5. yüzyılın başındaki Hun önderlerinden veya yöneticilerinden biri olarak belirttiği Uldis'in adı, Türkçe Ulduz/ Yulduz ile aynı olmalıdır.
Haraton (Hun hükümdarı). 5. yüzyıl başındaki Hun önderlerinden biridir. Başta Omeljan Pritsak olmak üzere birçok araştırıcı kelimenin Türkçe kara ton "kara giysi" olduğu konusunda görüş birliği içindedir. Golden kelimeyi, Çuvaşlarda kişi adından çıkmış olan Haratum yer adıyla da karşılaştırır.
Muncuk (Attila'nın babasının adı). Priskos'ta Mundiukhos, Jordanes'te Mundzukus olarak geçen kelimenin de Türkçe monçuk / bonçuk ile aynı olduğu konusunda, başta Gyula Németh ve Omeljan Pritsak olduğu hâlde birçok bilim adamı arasında görüş birliği vardır.
Aybars (Attila'nın amcası). Priskos'ta Oibars biçiminde geçen kelimenin Türkçe aybars kelimeleriyle ilişkisi açıktır. Németh'in görüşüne Caferoğlu da katılır.
Attila (Hun hükümdarı). Bu ad birçok araştırıcı tarafından DLT'de İtil olarak geçen Volga ırmağının Türkçe adı ile birleştirilmiştir. Pritsak'ın *ättila < äs-tila 'okyanus gibi' > her şeyi içeren > evrensel (hükümdar) teklifine karşı çıkılmıştır. Bence de bu etimoloji sorunludur. Kelimenin Türkçe ata kelimesine Gotça küçültme eki getirilerek yapıldığını ve anlamının da "atacık" olduğunu düşünenler de vardır.
Bleda (Attila'nın kardeşi). Pritsak'a göre Türkçe bil- fiilindendir (*blida < bildä) ve "bilge" anlamındadır.
Arıg Kan (Attila'nın baş hatunu). Priskos'ta Kreka olan kelime Türkçe arıg kan "saf kan" ile birleştirilmiştir.
İrnek (Attila'nın oğlu). Priskos'ta Ernakh, Jordanes'te Hernac biçimindedir. Bulgar hanları listesinde İrnek olarak geçer. Pritsak kelimeyi erngäk < eren < er 'adam, kahraman', 'küçük (şanslı?) adam' olarak açıklamıştır. Bence kelime, "yiğit" anlamına gelen
İlk ve Ana Türkçe Çağı, Ahmet Bican Ercilasun·Kitabı okuyor