Neva’dan okuduğum ilk kitaptı, ki zaten kadının başka serisi de yok. Ama şunu söylemem gerekiyor ki ROMAN BUL BENİ
Serinin en çok sevdiğim yanı iki karakterden birinin (ya da ikisinin de) bir kusura sahip olması. Yani buna kusur denir mi bilmiyorum ama bence kitaba renk katmıştı, ayrıca o kadar güzellerdi ki resmen ağzım açık kaldı.
Kitaplar sıkmıyor, hızla akıyor gidiyor, ki tek sevmediğim yanı her kitabın sonunda kızların kaçırılma sahnesi vardı genelde. Ama puan kırmaya değmezdi be yavrum. Beğendim, dark romance seviyorsanız ve kısa olsun diyorsanız okuyabilirsiniz bence
Painted ScarsNeva Altaj · Independently Published · 20222,966 okunma
Beyzanın en güzel kurgularından biri daha çok abartılması gerekiyor.Sonu biraz daha uzatılabilir ve detaylarılabilir.Bide fazla uzun betimleme,edebiyat yapılmış onun haricinde mükemmell.
Bul Beni 2Beyza Alkoç · İndigo Kitap · 202679 okunma
Bu kitap ilk kitaba göre biraz sönük kaldı. İlk kitabı baya heyecanlı okuduğumu hatırlıyorum ama bu görüşüm bu kitap için geçerli olmadı maalesef. Tabii ki kitabın sonlarına doğru bir şok yaşamadım değil, aslında bildiğimiz gerçeklerin daha farklı olduğunu, Deha'nın çok iğrenç bir insan olduğu ortaya çıktı. Aynı zamanda kitapta Derin ve Aziz Ata'nın arasında sürekli gerilim, bir birini tersleme okuyorduk, bu fazla olduğu için sıkıldım. Aziz Ata'nın annesinden ise çok fazla nefret ettim, çok kötü bir kadındı.
Kitabın son bölümleri gayet iyi olabilir ama ondan önce çok basit olaylar oluyordu, zaten sürekli hastane ve hapishane arasında gidip geliyorduk. Derin'in yaşadıkları gerçekten çok kötü ama olaylar bu kadar uzatılmamalıydı diye düşünüyorum. İlk kitabın bölümlerini biraz artırsaydı yazar ikinci kitaba hiç gerek yoktu gerçekten. Tabii bu benim bu kitap hakkında şahsi düşüncem.
Bul Beni 2Beyza Alkoç · İndigo Kitap · 202679 okunma
Beyza Alkoç // Bul Beni II
Herkeslere iyi akşamlaaaarrrr. Bu akşam bir seriyle daha vedalaşıyoruz. Konu devamı olduğu için biraz yüzeysel anlatacağım çünkü Spoiler olmasın
İlk kitapta çözülen düğümlerden sonra yaşadığı hayali kırıklıkları yüzünden Derin Mavi herkesi ve her şeyi arkasında bırakıp İspanya’ya kaçıyor. Bir rutin tutturmuş tüm acıları, yaşananları yok sayarak geçiriyor günlerini. Bu zamana kadar hep Derin’miş Derin Mavi. Tüm acıları gören Derin’i bırakıp Mavi olmaya çalışıyor, Maviyle barışmaya çalışıyor. Sonra bir haber alıyor aylaaar sonra. Daha doğrusu bir mesaj geliyor ona aylardır beklediği adamdan. Aziz Ata’dan. Annesi doğum yapıyormuş çağırıyor Derin’i. Derin Mavi ne yapacağını bilmezken kendini eşyalarını toplamış, Türkiye’ye giden uçakta buluyor. Onu karşılayan eski arkadaşları Dünya Can ve Berfu karşılıyor onu.
Derin Mavi bebeği görmek için hastaneye gittiğinde polis engeliyle karşılaşıyor. Aziz atanın müdahalesiyle kardeşini görüyor, hayatında yeni bir amaç ediniyor. O bebek Derin’nin tüm dünyası, hayatının merkezi oluyor.
Bayağı olay, bol bol altı çizilecek cümle ama çok az aşk vardı sonundaki ters köşeyi beklemiyordum evet ama yine de biraz çabuk bitmiş gibi geldi bana. Sonu yetmedi yaniiii. Sizi yormayacak, tamamlanmış bir seri okumak istiyorsanız aradığınızı buldunuz
Bul Beni 2Beyza Alkoç · İndigo Kitap · 202679 okunma
Adınla Çağır Beni’yi bitirip direkt Bul Beni’ye daldığımda ne beklediğimi bilmiyordum. İlk kitapta o yaz İtalya’da yaşanan şey bir “yaz aşkı” gibi kalmıştı aklımda. Ama Aciman bu kitapta tokat gibi gerçeği yüzümüze vuruyor: Zaman geçiyor, insanlar değişiyor, ama bazı izler değişmiyor.
Bu kitap aşk romanı değil aslında. Kayıp romanı. Elio büyümüş, baba olmuş, hayat kurmuş. Ama içinde hep o “ara beni, bul beni” cümlesi duruyor. Benim en çok takıldığım yer şurası oldu: “Sadece sevdiğimiz için tanıdığımızı sandığımız insanları görmediğimiz daha ne kadar farklı katmanları var?”
İlk kitaptaki o gençlik yangını yok burada. Yerine olgun bir sızı gelmiş. “Yaşanmamış hayatın bedeli her daim zaman” dediği yerde kitabı kapattım, tavana baktım. Çünkü hepimizin hayatında bir “Oliver” var. Söyleyemediğimiz, cesaret edemediğimiz, gurura taktığımız biri.
Spoiler yok ama şunu söyleyeyim: İlk kitabı sevdiysen, bu kitap seni rahatsız edecek. Çünkü Aciman “mutlu son” yazmıyor, “gerçek son” yazıyor. Ve gerçek son genelde yarım kalıyor.
Sizce Elio haklı mıydı? Yoksa 20 yıl çok geç miydi? Yorumlara yazın, tartışalım.
İlk görüşte aşka inanır mısınız ? Peki Martin Eden gerçekten Ruth'a aşık mıydı yoksa yüksek burjuvanın getirdiği zerafete ve güzelliğe mi aşıktı ?
Martin Eden arada kalmışlığın hikayesini anlatmış bence bizlere . Hiçbir yere ait hissetmiyordu kendini .Denizcilik yapan kaba saba bir adamdı . Aşkı için okudu yeni bilgiler öğrendi ,kitaplar okudu . Sevdiği kişinin sınıfına layık olmak için çabaladı, Sonra kendini yazarken buldu . Yazmak için aç kaldı , uykusuz kaldı ,giyecek kıyafet bulamadı , parasız kaldı , para bulmak için zorlu işlerde çalıştı . Yazarlığına inandıracak kimseyi bulamadı etrafında . Herkes kalıcı bir iş bul diye çözüm üretiyordu . Ama Martin Eden vazgeçmedi yazmaya devam etti , çabaladı . O kadar çok okudu ki artık o yüksek gördüğü burjuva sınıfının fikirlerini küçümsemeye basladı. Eski yaşamına da dönemiyordu artık . Ruth , aşkından vazgeçtiği dönemde Martin Eden yazarlığında ustalaşmış , zamanında red cevabı yediği dergiler, gazeteler şimdi kendilerinde yazsın diye telgraf yollar oldular . Ama Martin Eden bu iki yüzlülüğü görmüştü . Sürekli şimdi beni yemeğe davet edeceklerine aç kaldığımda davet etselerdi diye söylendi . Eski Martin Edendi , yazdıkları eski yazılarıydı . Ama ünü ve parası vardı şimdi .Ruth bile geri dönmüştü . Ama Martin Edenin içinde bir şeyler yok olmuştu . Artık her şey onun için çok geçti ve intihar ederek bir kurtuluş buldu kendince ... Martin EdenJack London
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma