bul beni, kayboldum bu gece
Bul beni. Lakin ne soru istiyor canım ne cevap. Ne bir beklentim var ne de bir söz verebilirim. Bulursan, sadece bulduğuna sevineceğim. Ve eğer geleceksen, seni burada bekleyeceğim. Özür dilerim bu kadar yorgun olduğum için.
Reklam
Kaybolan bir ruh gibi kayıp gidersen de bul beni. Mahvolur da bitersen tut elimi Dilerim ki..
Şarkı
Sevmek zor işmiş. Bir de zor olanı sevmek var ki, insanın omuzlarına bambaşka bir yük bırakıyormuş. İçinden sağlam çıkabilmek ise hepsinden daha zormuş. İnsanın içi bağıra bağıra konuşurken, dilinin susmak zorunda kalması ne kadar ağırmış meğer. Hayatımda ilk defa birini kaybetmekten korkuyorum. Kaybetmeyeceksin deme. insan başkasından değil, kendinden de korkarmış. Bunu da yaşadım. Korkularının farkında olmak, onları susturamayacağını bilmek ve yine de susmak zorunda kalmak… Bugün uzanıp uzun uzun uzakları izledim. Sonra kitabımın bir sayfasına şu cümleyi yazdım “Hayatımda ilk defa kendimi çaresiz hissediyorum.” Ben hiç çaresiz hissetmedim kendimi biliyor musun? Ne zaman çıkmazda kaldığımı düşünsem mutlaka bir yol aradım. Bir kapı kapanırsa başka bir kapı bulmaya çalıştım. Vazgeçmedim. Çözüm aramaktan hiç vazgeçmedim. Ama ilk defa… Evet, ilk defa kendimi çaresiz hissettim. Çaresizlik… Hiç sevmediğim bir kelime. Hatta hayatıma yakıştırmadığım bir duygu. Çözüm bulamamak, Elinden hiçbir şey gelmemesi, Kendini bir çıkmazın tam ortasında hissetmek… Tam olarak buymuş çaresizlik. Elden bir şey gelememesi. Bundan hep nefret ettim. Çünkü ben, ölüm dışında her şeyin bir çaresi olduğuna inananlardanım.
Beni sevme artık, sesimi duyma içindeki yankıda. Uzaklaş yavaşça, bir hayalin ardında kaybol. Adımların benden uzaklaşsın, bir rüzgâr gibi geçip gitsin. Bu kalp sana ait değil , kendi yolunda soluk al. Bu kalp sana ait değil, yollarımız kesişmeden önce başka bir hayale yürüdü. Bırak, sevgi de ben de, kendi sessizliğimizde kalalım. Beni sevme, artık adım ruhunda bir yük olmasın. Bu kalp, seni değil, kendi huzurunu arıyor. Adımların benden öyle uzaklaşsın ki, bir daha geri dönmesin. Ve öyle bir git ki, ardına dönme hiç. Benim için tuttuğun duaları, başka bir yüreğe sakla. Saçlarına bahar olacak başka birini bul, Gözlerinde yeniden umut açtıracak başka birini… Bende aradığın huzuru, başka bir kalpte bul. Ben artık senin imtihanın değilim, Sen de benim kaderim değilsin. Yolun açık olsun; Ama o yol, bana çıkmasın. Beni unut demiyorum, Sadece beni geçmişine emanet et. Ve öyle sev ki bir başkasını, Bir daha benim adımı anmaya ihtiyaç duymayasın.
Binlerce insan binlerce gürültü arasında Unuttu mu beni göğün ardı Karanlıklara ışık yaksana ey güneş Sen mum değilsin bul beni Savur rüzgarını ey kainat Savurda kalksın bu ölü toprağı Kısmadan gözlerimi bakayım gökyüzüne Umut tarlalarını bir bir göreyim yeniden Çocukluğumda ki bayram sabahlarına uyanmak gibi uyanayım Mutluluk beş misketin verdiği mutluluk kadar küçük Hayaller ise umman kadar büyük olsun
Reklam
Reklam