kadir inanır'la ne çok anı biriktirmişsiniz ya. benim de bulutsuzluk özlemiyle anım var, vokaliyle yani adını unuttum, ferhat göçer diyelim, anlatmak için ölmesini bekliyorum
Düşünürken bile erteliyorum.
Hayatı ne zaman ciddiye alıcam hep bir erteleme hep bir sonradan hallederimler hep zaten hiç bir şeyi başaramıyorum bunu başaramam düşünceleri benim kırılma anım ne olucak ta hayatı ciddiye almaya başlayacam?
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İyi başlasam bile olümle bitti (+18)
2 günde ne olmuşsa biraz son nefesimi veriyor gibi hissettim. Ruhum bedenimden çıkmış da boşluğa düşmüşüm, kilitlenmişim, robotik hareket ederken aslında nefes alış verişimde bile gayret göstermem gerekecek kadar tükenmiştim. Bu neyin dalgasıydı ve nasıl bir anda olmuştu bilmiyorum ama bekledim. İçimde ya bir şeyler olüyordu ya da olenler çözülüyordu. Olenlerin cenazesinin kaldırılması izinden geçiyordu. İzin verdim işte. Yaşamadığım ya da farkında olmadan biriktirdiğim bir şeyler varmış demek ki. Bu süreçte biraz agresif ve aşırı sessizdim. Akşam yemeği dışında kalabalığa o kadar katılmadım. Kendimle baş başa kalıp içimin derdini anlamam ve bir şeyler yapmam gerekiyordu. İştahım da kapanmıştı. Kahve bile içmemiştim o derece. Ve demek ki o kadar ağır bir şeydi. Tuhaftı. Sanırım ilk kez buna doğru düzgün bir sebep bile bulamadım. Ama büyümem için tabi ki deri değiştirmem gerekiyordu. Bunun yüreğimin oluyor gibi hissettirişi belki o izinlere geç kalmamdandı. Bize artık baya küçük gelmiş tişörtün verdiği o rahatsızlık, sıkıştırma, boğma ve artık soymak mümkün değil, kurtulmak için kesip atman gerekirdi ya o tarz bir şey oldu. Geç kalınmışlık olmasa acısı da olmazdı. O her neyse bilmediğim için üzülürken geç de olsa daha da geç olmamış olduğu ve olduğu için sevindim tabi ki. Sanki öğlen matın üstünde "Hazırım ya, olmeye hazırım artık. Geleceksen gel. Ne bu, yorgun ve halsizim. Yüreğim okyanusa atılan bir kaya gibi acı çekiyor ama içim rahat. Bu sefer olacak mı, olsunnn. Bitmeden başlamaz, ölmeden doğulmaz. Bedenim mi olecek yoksa benliğim mi?" diye mayışmış halde düşünüyordum. Ve zaman o kadar yavaş aktı ki, saati 5-6 sanarken daha 2 imiş. Son gücümü temizlik perilerine vermiştim. Ne yapayım yaşam alanımın düzenli ve temiz olmasını seviyorum. Olümde dahi düzen ve bütünlük
Hayata Dair
Bugün 21 Haziran. Herkes yılın en uzun gününden bahsediyor. Oysa benim için en uzun gün, takvimlerin gösterdiği bu tarih değil; seninle geçirdiğim, yanımda seni hissettiğim. Başının omzumda olduğu, kalp atışlarını hissettiğim o küçük dakikalar varya, İşte benim en uzun zamanım orda saklı. içinde huzur var, mutluluk var, özlem var, sevgi var ve sana dair kurduğum tüm hayaller var. O yüzden kısacık dakikalarım benim için hep 21 Haziran. Bugün güneş gökyüzünde herkese biraz daha uzun süre eşlik etti. Tıpkı senin her içime doğup günümü aydın ettiğin gibi. Sana olan sevgim, senli günlerim, seninle geçirdiğim zamanlar ve sensiz olduğum geceler. Bunların bir zaman ölçüsü yok. Diyemem bir gece sensiz uyudum diye, Asır sürer her gece. Yine diyemem sana sarıldım bir kaç dakika diye, Koca bir mevsim değişir bende. Anlayacağın sevgilim benim senli günlerim Saatlerle, günlerle, aylarla hesaplanmıyor. Bir bakışın, bir gülüşün, bir mesajın bile koskoca bir güne bedel oluyor. Ve ben her geçen gün seni daha çok severken, seninle geçen her anın, her hatıranın değerini çok iyi biliyorum. Eğer bugün yılın en uzun günü ise, ben dileğimi şimdiden tutuyorum, Hayat bana seninle geçireceğim daha çok gün versin. Elini tutabileceğim, gözlerine bakabileceğim, birlikte gülebileceğim, anılar biriktirebileceğim uzun ve güzel günler… Benim en güzel mevsimim sen, en güzel anım sen, en uzun ve en anlamlı günüm de seninle geçirdiğim gün.
Selmanı farısi ra Yüzlerce soruyla baş başayım.Kıyılara vuruyorum kendimi; en uç noktaya, o yüz yılı aşan deniz fenerine... Serkan BOL-Kör Kuyu Selmanı Farisi tasavvuf ehlinin yıldızı Şimdi yüzlerce soruyla baş başaydı O tasavvuf ilminin sönmeyen yıldızıydı Verdiği cevaplar yüz yılları aşarak yaşardı Resuli Ekrem derdiki Selman ehlibeytten Gizleme saklama insanları ilimden Hak ve hakikat aşığı bir yiğitsen Felek uzak olsun yazdığın heceden Ehlibeyttendir Selmanı Farisi Çeksede her çileye bir kez öf demedi Efendimiz onu över ve severdi O bir deniz feneri idi en uç noktaydı ilmi Ey Selman olsun selamın ve duan Yumuşak söz bol selam ile kazanır insan Hakkın sevgisini kazanır ona imanı olan Sende ayrılma güzel ve nasihat yolundan Selmanı farısi dua etti dediki ey Allahım Kıymetlendir ibadet ile geçsin zamanım Tüm servetimi terkederim ben razıyım Seninle baş başa geçsin benim her anım
Din
Bütün hayvanlardan korkuyorum. Kedi de dahil.
Kediler hem sevimli hem vahşi. Kedi fobim olmasaydı kedilerle hayat daha kolay olabilirdi. Öte yandan şükrediyorum. Kedi görünce kaçacak seviye korkum her konuda olmuyor. En çok kedi sürüsüne yemek vermek beni ürkütüyor çünkü o an çok saldırgan gibi geliyorlar. Ama daha önce yaptım. Yine de kedi fobim aynı. Hala kedinin kişiliğine bağlı olarak kafasına dokunup çekiyorum. Özellikle bir kedinin sürtünmesi hoşuma gitmiyor. Hiç bir kediyi kucağıma almadım ve alamam. Aslında bütün hayvanlara karşı bu durum var. Nedeni de yok. Doğuştan hayvan fobim var. Kedilerle oyun oynamayı denedim. Öte yandan kedi varsa benden uzak olsun diye yemek vermek, takip etmek çok yorucu. Bir kediyle misafirli evde yatmak zorunda da kaldım. Tam olarak kedi benim üstümdeki battaniye yatmıştı. Çevremde ayin yapar gibi dönüyordu. Uyku en savunmasız anım. Bu yüzden günlerce o kediyi takip ederek az uyudum.
1000Kitap