Bu kitaba neden bu kadar düşük puan verdim adlı elestirimize hoş geldinizzzzz
Hemen konuya giriyorum beni tanımayanlar için çok feminist bir kızımdır.Gercci bu doğru tanım degil cunku ben her insana karşı ayni politikayı sergiliyorum.Oyle ki yakında insan hakları evrensel bildirgesine donucem.Sonuç olarak emirlerden ve insanlara bir eşya gibi davranilmasindan nefret ederim.
Bu kitapta da oyle bir alıntı var ki beni bu puana surukledi.Yani "sen benimsin"sozunden de nefret eden birine böyle sacmaliklarla dolu bir paragraf okuttunuz.Kitabı duvara carpmama neden olan bu alinityi bir daha gormek istemiyorum.
Tyler Bell ilk basta dikkatimi çekse de artık cehennemlik gozumde.Yani karına insan içinde o tarz laflar soylemek berbat.Anlamadığım şey kadının bu sozlere pek tepki vermemesi.Bana soylense ben kendim s*kerim karsimdakini.Bana sahip olman benim hakkımda böyle sozler soyleyebilecehin anlamına gelmiyor.Tüm bu sozlerden sonra okumaya devam edebilmem buyuk bir basari bence.Nazik olacaksın kardesim ya.
Bir de bu kitap ile ilgili şikayetim arzu ile aşkın karıştırılması.Kusura bakmayın ama kimse aşık olunca kendini parmaklamiyor.Kimse aşık olduğu için iç çamaşırı giymemezlik yapmıyor.Arzunuz ile aşkı lekelemeyin lutfen.Sevhet ve Ask ayni şey olsaydı farklı kelimeler kullanmazdik.
Ote yandan bu kitapta da onceki gibi guzel alintilar ve sozler vardi.Puanim gerçekten o alıntılara.
Savcılıktan ayrılan Susanne Chandler New York'ta bir radyo programı editörüdür. Yayınına konuk olarak aldığı psikiyatrist geçmişte öldürülmüş kadınlarla ilgili bir kitabı tanıtmıştır. Böylece olaylar yeniden başlar ve bir kadınla birlikte 3-4 kişi daha öldürülür Susanne Chandler bunu araştırmaya karar verdiğinde ise kendisini olayların içinde bulacaktır. 348 sayfalık romanda 314. sayfaya kadar katili hiçbir şekilde tahmin edemiyorsunuz. Oldukça ilginç ve güzel bir romandı, polisiye severlerin ilgisini çekecektir, mutlaka okuyun.
Sen BenimsinMary Higgins Clark · Altın Kitaplar Yayınevi · 200623 okunma
Kitabın başında güzel bir dark roman okuyacağımı düşünmüştüm. Kadın şerefsiz kocasından yeni kurtulmuştur, kendi hayatını kurmaya çalışırken gizemli ve güçlü adamımızla tanışır ve birbirlerini kurtarırlar falan filan…
Ama böyle olmadı. Kızımız hala evli kocasının onu aldatmasını kabul edemeyip evi terk etmiş ama kocası onu bırakmak istemiyordur. Çünkü kendisi Paris’in güçlü adamlarından ve boşanma davasını engelliyor. Kız bir gece bara gelen adamdan etkilenip onunla beraber olmaya karar veriyor. Adam da ondan etkileniyor ve kadının kararlarından dolayı güçlü olduğunu düşünerek saygı duyuyor.
Ama Fleur Butcher ile beraber olmaktan hoşlanmasına rağmen kocasını da affedemiyor, unutamıyor. Yani asla geçmedi hiçbir şeyi.. İlişkileri de çok saçmaydı. Adam senin benimsin derken kadın ben daha boşanmadım bile dedi durdu. Yani evren içinde güzel olaylarda olabilir ama giriş kitabı olarak eh işte bile olmadı.
Spoiler içerir.
Yazarın söyleşisine katıldığım gün salonda yer bulamadığım için rahatsız olmamdan dolayı yalnızca ayakta 10 dakikasını dinleyebildim. Bu kısa bölümde yazar, geçmişte töre cinayetleri olarak adlandırılan birçok olayın bugün "balkondan düşme" gibi ifadelere dönüştüğünü , kadınların şiddet ve baskıyla karşı karşıya kaldığını anlattı. Eskiden ekonomik olarak ayakta kalabilmek ve hayatlarını idame ettirebilmek için kadınların çoğu zaman çeşitli zorluklarla mücadele etmek zorunda kaldığını, sevgisiz evlilikler yaptığını vurguladı. Ardından, süresiz nafaka uygulamasının kaldırılmasını kadınlar açısından önemli bir hak kaybı olarak değerlendirdi. Burada dikkat çekici bir çelişki bulunduğunu düşündüm. Eğer toplum, gerçekten erkek egemen bir yapı üzerine kurulmuşsa ve erkekler sistematik olarak avantajlı konumdaysa, boşanma sonrasında süresiz ekonomik sorumluluğun büyük ölçüde erkeklere yüklenmesi bununla nasıl bağdaştırılabilir? Bu benim kafamı karıştırdı. Toplumda gerçekten güçlü olma rolü erkeğe mi, kadına mı verildi?
Eserde yaklaşık otuz yıl boyunca evli bir adamla metres ilişkisi yaşayan, sevildiğini hissetse de aşağılanan, hiçbir zaman seçilmeyen ve hep ikinci sırada kalan bir kadın, Şehnaz yer alıyor. Övgü sözlerinde bile ismini zikretmeyen narsist bir profesörü hastalık derecesinde seven Şehnaz, zamanla kendisini sömüren bu ilişkinin bir parçası haline gelirken, sanki sevdiği kişiden çok kendi köleliğine, ezikliğine ve vazgeçemeyişine bağlanmış görünüyor. Aynı şekilde Şehnazın annesi de bağlandığı ancak birlikte olamadığı gizli kalmış ve travması olan ilişkisini bilincinde unutsa da bilinçaltında uyurgezer olarak dışavuruyor. Zaten hepimiz, ebeveynlerimizin beğenmediğimiz özelliklerini zamanla göstermiyor muyuz?
Feminist bir bakış açısına sahip olan yazar
Adam 10 dakika önce tanıştığı kadına bağımlı oldu ahahaja Kadınsa hemen adama güvendi ksjsksksksks
Sohbet yok.
Analiz yok.
Aniden gelen benimsin lafı sjsjskdkdkls
Heartless VowsV. T. Bonds · Independently Published · 20251 okunma
Kitabın ismini görünce direk atladım ve bayıldım.
Sloane geçmişinden kaçan genç bir annedir. Yaptığı bazı hatalardan dolayı kız kardeşi oğlunu Sloane'ye vermemektedir. Sloane, kardesine kendisinin artık alkol almadığını duzeldigini ve çocuğu için yaşadığını kanıtlamaya çalışıyordur tabi para da kazanması gerektiği için gece gündüz çalışıyordur.
Çalıştığı lokantaya gelen Kirill ve otizmli oğluna bir şekilde bağlanmıştır. Aynı şekilde Kirill de Sloane den çok etkileniyor dur lakin kendisi Rus mafyası olduğu için sloaneyi kendi hayatına sokmak istemiyordur.
Bir zaman sonra geçmişi Sloaneyi bulur kaçtığı adamın sağ kolu olan Eli onu bulmuştur ve çok büyük bir iş yapmasını istiyordur. Spoiler devamı Sloane'nin Kirill in evindeki kasasından defteri alması gerekiyordur tabi bunun olabilmesi için öncelikle Kirill ve kardeslerinin daha önce bilmediği özel kulübünde Eli'nin tehdidi yüzünden açık arttirmaya çıkması ve kendisini de bir aylığına Kirill in alması gerekiyordur. Bu sayede Kirill in evine girip kasaya ulasabilecektir.
Bir yandan Kirill e ihanet etme düşüncesinin zorluğu, bir yandan oğlunu göstermeyen ablasıyla olan mücadelesi ve sonuncu olarakta başında sürekli çocuğunu öldürmekle tehdit eden Eli. Sloane ne yapacağını bilememektedir. Ama sonunda Elinin oğlunu öldüreceğini söylemesi ve fotoğrafını atması sonucu Kasayı soymaya karar verip yapar tabiki birseylerden şüphelenen Kirill onu suç üstü yakalar.....
Neyseki Kirill insaflı çıktı da affetti gerçi kendisi de sır sakladı tabi sloane kadar değil ama onu önceden tanıdığını söylemedi mesela. Kirill in sloane ve oğlunu da koruması, Sloane nin Kiril'in oğlu Lev i sevip koruması çok güzeldi. Ayrıca jace in kızı rue ve Lev detayı muhteşemdi. Kitapta birçok kişiyi sevdim sonu aksiyonluydu bu da hoşuma gitti. Kirill in
KirillLilian Harris · Finn Harris Publishing · 20262 okunma