Aleyna Çatak

Aleyna Çatak
@beninulkesi
Tek bedene sığmaya çalışan onlarca insanım.
Product Designer
Koç Üniversitesi - Medya ve Görsel Sanatlar & Arkeoloji ve Sanat Tarihi
İstanbul
20 Ekim
12 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
10/10
·169 syf.··
2017 2. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2017 00:26
Şair bir adam, şiir gibi bir roman... Nazım Hikmet, yaşadığımız zaman diliminde fazlasıyla revaç bulan şairlerimizden biri. Genellikle Instagram kızlarımızın gönderilerinin açıklamaları da dahil olmak üzere olur olmadık her yerde gördüğümüz dizeleri sayesinde tanıdığımız(!) Nazım Hikmet gördüğümüzün, duyduğumuzun ve bize anlatılanların ötesinde bir adam. Nazım Hikmet sadece Vera, Münevver ya da Piraye'den ibaret değil; toplumu ve vatanını düşünen bir memleket sevdalısı. Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim, Nazım Hikmet'in otobiyografisi niteliğinde, Nazım Hikmet'i ciddi anlamda tanımak için de okunabilecek en samimi ve doğru olduğuna inandığım bir kaynak. Ana hatlarıyla incelediğimiz zaman Nazım Hikmet'in şairliğini, her bir cümledeki yaşanmışlığı ve samimiyeti iliklerimize kadar hissetmemiz mümkün. Şiirmişçesine yazılan bu romanda olayları aktarırken ses ahengini yakalamış olması Nazım Hikmet'in ne büyük bir şair ve de yazar olduğunun göstergesidir. Kullanılan anlatım biçimi ise oldukça tuhaf. Baş kahramanımız Ahmet olayların kimi yerinde anlatıcı olurken kimi yerinde ise olaylar üçüncü bir kişi ağzından anlatılıyor. İlk başlarda anlamakta zorluk çekmeniz ve kafanızın karışması muhtemel; ancak kısa sürede bu tuhaf anlatım biçimine alışıyorsunuz ve kitap tam anlamıyla akıp gidiyor. Ayrıca olaylar aktarılırken zaman içinde zikzaklar çiziyor, Nazım Hikmet ile birlikte oradan oraya savruluyorsunuz. Okumak güzel şey be kardeşim!
Edebiyat
Yaşamak Güzel Şey Be KardeşimNazım Hikmet Ran · Yapı Kredi Yayınları · 20223,993 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Aleyna Çatak

, bir kitap okudu
10/10
·169 syf.··
10 günde okudu
·
2017 2. kitabı
Nazım Hikmet Ran
8.4/10 · 3.993 okunma
Anuşka ile Ahmet
-Sensiz nasıl yaşayabileceğimi gözümün önüne getiremiyorum, Ahmet. Bir yıl sonra mı, üç yıl sonra mı, gideceksin. Bir daha da dönmeyeceksin. -Niye? Dönerim bir de bakarsın... -Dönmeyeceksin. Benim için bir ölü olacaksın. Sensiz nasıl yaşayabileceğimi gözümün önüne getiremiyorum. -Hani, piyes ne zaman bitecek, diye düşünmezdin? -Kimi kere düşünüyormuşum demek.
Sayfa 133 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Yamaların ustalığını keşfettim bu yolculukta. Köylülerin üstü başı, birbirine eklenmiş yamalar, her biri bir başka renkte ve yan yana gelmesi imkânsız kumaş, bez parçaları. İstanbul dilencilerinin üstlerinden başlarından kederli. Öküzlerin, eşeklerin de bu kadar ufak tefek, bu kadar sıska olabileceklerini yol boylarında keşfettim. Çocukların karınları şiş. Bütün yol boyunca, ayakları çıplak olmayan bir tek köylü kadın görmedim.
Sayfa 57 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu
Direkleri tel örme bir Amerikan zırhlısının yanından geçiyoruz. Kızkulesi dolaylarında, Beşiktaş önlerinde, Boğaz'ın büklümlerinde kımıldanacak yer yok. İstanbul denizinin üstü, dretnotlarla, kruvazörlerle, torpidolarla, alaca bulaca boyanmış taşıt gemileriyle tıklım tıklım. Bu düşman, bu hor görücü, bu kurşuni çelik kalabalığını kaç kere seyrettim içim öfkeden burkularak. Ama şimdi onlara kendime güvenerek bakıyorum. İstanbul denizinin içinde, dibinde, kefaldan, uskumrudan, torikten çok denizaltının kaynaması da umurumda değil. Anadolu'ya gidiyorum, Mustafa Kemal Paşa'ya.
Sayfa 46 - Yapı Kredi Yayınları·Kitabı okudu