Ama hem avluyu hem de yıldızı göz ucuyla seçebiliyordum sadece, çünkü o anda dünyada tek şey vardı: Hafif alacakaranlık ve alacakaranlıkta ışıl ışıl parıldayan gözlerin.
"Arabanın çakıl taşlı yolda fren yaptığını işitiyorum, kapıları açılıyor ve ben yapabildiğim en iyi şeyi yapıyorum. Üzerine düşünmem bile gerekmiyor. Olduğum yerden fırlıyor ve yol boyunca koşuyorum."