Rusya, Türkiye'deki Ermenilerin şefkatli koruyucusu tavrını takınmıştı. İngiltere de daha az koruyucu degildi. Halbuki 1878'e kadar Türkiye'de bir Ermeni meselesi yoktu. Askere alınmadıkları ve köylerde istikrarlı bir ziraat düzeni kurdukları, şehirlerde sanayii ve ticareti ellerinde bulundurdukları için, memleketin müreffeh cemaati Ermenilerdi. Dinlerine bir müdahale yoktu. Ermenilerden yüksek memurlar, vezirler yetişmişti.
Senelerden beri Rusya, Hıristiyanları korumak vesile ve hilesi ile meydana çıkmıştır. Giriştiği desiseler malûmdur. Fakat biz Hıristiyanlar, hâlimizden memnun olup, aslâ himayeye ihtiyacımız yoktur. Şu kadarını beyan edeyim ki, Ermeni, 500 seneden beri Osmanlı Devletinde, tam bir himaye görmüştür. Ben, Erzurum mebusu bir Ermeni’yim. Bundan 48 yıl önce bin türlü hile ile kandırılıp Rusya’ya göç ettirilen yüz bin Ermeni, orada hakikati gördükten sonra, tekrar anavatana dönmek mecburiyetinde kaldılar. Ve burada yeniden, şefkat ve himaye görmüşlerdir. Ben, Osmanlı Devleti denilen bir babanın evlâdıyım ki, şimdi bu Mecliste, millet mebusluğu sıfatı ile şereflenmiş bulunuyorum.
Halkın oylarıyle seçilmese de Mebusan Meclisi ciddi, vekarlı, mazbut bir mebuslar topluluğu hali arzetmektedir. Disiplin ve devamlılık tamdır. Mecliste kavgalar, gürültüler görülmez. Karşılıklı bir saygı, müzakerelere hakimdir. Bugünün ucuz ve seviyesiz tartışmaları, çatışmaları bu mecliste yoktur.
Hakir düştüyse millet şânına noksan gelir sanma
Yere düşmekle cevher sâkıt olmaz kadr ü kıymetten.
Muini zalimin dünyada erbâb-ı denâettir
Köpektir zevk alan sayyâd-ı bî-insafa hizmetten.
Felek her türlü esbâb-ı cefasın toplasın gelsin
Dönersem kahbeyim millet yolunda bir azîmetten.
Namık Kemal