Sanat, ufuklarımızı genişletmeye yaratabileceği gibi, baskıcı da olabilir. Sanatı her birimizin ve hepimizin içinde olan bir şey yerine, uzakta bir yerde öylece duran bir şey olarak algılamak, ona baskıcı bir nitelik kazandırır.
Yaşamayı ya da ölmeyi seçebiliriz. Ölüm fedakâr bir davranış ya da intihar yoluyla gerçekleşebilir. En temel seçimdir bu ve türümüz bireyinin ayırt edeceği bir özelliğidir. Ne var ki, tâli olan uğruna temel olan unutulur. Böylece, hangi gömleği ya da eteği seçeceğimizi düşünmekten, yaşamın kendisini düşünmeye pek zaman bulamayız.