Sen emekçi tayfasına, dibe vurmuş kaba ve çirkin güruha aitsin. Pis ortamların içinde, pis kokuların arasında öküzler gibi yaşayan, ırgat gibi çalışan kölelere aitsin. İşte bayat sebzelerin kokuları burnuna geliyor. O patatesler çürüyüp gidiyor. Kokla şunları Tanrının cezası kokla. Ama eline o kitapları almaya, güzel müzikler dinlemeye, güzel resimlerden hoşlanmayı öğrenmeye, iyi İngilizce konuşmaya, kendi sınıfındaki insanların aklına gelmeyen fikirleri düşünmeye, senden milyonlarca mil ötede yıldızların altında yaşayan kadını sevmeye cüret et bakalım!
Kimsin sen? Nesin sen? Lanet olsun sana!
Matematikte ve hayattaki hedeflerinizde keşfe çıkmanız bakış açınızı genişletecektir. Dünya görüşünüz genişlediğindeyse nefes almanın kolaylaştığını fark edeceksiniz.
...Tarih seviyorsunuz demek."
Usulca kitabı masaya bıraktı.
"Çok severim... Tarihçilere büyük saygım vardır. Annem de tarih öğretmeniydi..." Sesini alçalttı. "Sizin gibi uzman değil... Lisede..."
"Rica ederim, öyle tarih öğretmenleri vardır ki, bizim profesörlerden çok daha değerli insanlardır..."
Fransa, Mukaddes Roma İmparatorluğu ile rekabet halindeydi. Hatta bu diplomatik rekabet, Galata'da bulunan San Francesco Kilisesindeki en eski elçiye ait yeri kapmak için yapılan yer kavgası gibi gülünç olaylara neden olmuştur.
Sayfa 116 - Fransız elçisi Jacques Savary de Lancosme·Kitabı okudu