Beren Kurt

Şimdiden başucu kitaplarımıza girdi
10/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
Sıradan çocuk kitaplarından sıkılanlar için Emre Aktürk, eğitimci kimliğini edebi bir zevkle birleştirerek harika bir dünya kurmuş. Ece, Tontik, Balnene, Bilge Köstebek ve Pofuduk gibi karakterlerin (Özellikle Sihirbaz Terzi Tontik'in ) iç ısıtan tatlılığıyla bezenmiş bu macera, çocuklara sadece bir masal değil; zorluklar karşısında içlerindeki o gizli cesareti keşfetme gücü aşılıyor. Hayal gücünü tetikleyen kurgusuyla, ilkokul çağındaki her çocuğun kitaplığında iz bırakacak, kesinlikle tavsiye ettiğim nitelikli bir eser! Ece'nin Puding Mahallesi şimdiden başucu kitaplarımıza girdi bile.
Ece'nin Puding MahallesiEmre Aktürk · Acayip Kitaplar · 20267 okunma
Reklam
Puan vermedi·208 syf.··
2026 24. kitabı
Doğan Cüceloğlu’nun Öğretmenim Bir Bakar Mısın? kitabını bitirdiğinizde, aslında sadece eğitim sistemine dair bir şeyler okumuş gibi değil, bir insanın ruhuna dokunmanın o muazzam sorumluluğunu omuzlarınızda hissetmiş gibi oluyorsunuz. Kitap, "öğretmenlik" kavramını sadece bir meslek olmaktan çıkarıp, bir canın başka bir canla kurduğu o en saf bağa dönüştürüyor. Cüceloğlu’nun o her zamanki babacan, bilge ve samimi diliyle anlattığı hikayeler, insanı hem duygulandırıyor hem de "Ben gerçekten dinliyor muyum, yoksa sadece duyuyor muyum?" diye sertçe sorgulatıyor. ​Okurken bazen kendi öğrencilik yıllarınızdaki o unutamadığınız öğretmenlerinizi hatırlayıp gülümsüyorsunuz, bazen de bir çocuğun gözündeki o "beni gör" diyen ışığın ne kadar kolay söndürülebileceğini görüp hüzünleniyorsunuz. Bu kitap sadece öğretmenler için değil; aslında bir ebeveyn, bir yönetici ya da sadece bir "insan" olarak karşısındakine değer vermek isteyen herkes için yazılmış bir pusula gibi. Bitirdiğinizde, bir bakışın, bir gülümsemenin ya da içten bir "Nasılsın?" sorusunun bir insanın hayatını nasıl kökten değiştirebileceğini iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Gerçekten de kalbe dokunmadan zihne girilemeyeceğini anlatan, şifa gibi bir eser.
Öğretmenim Bir Bakar mısın?Doğan Cüceloğlu · Final Kültür Sanat Yayınları · 20187,6bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 25. kitabı
Sabahattin Ali’nin İçimizdeki Şeytan’ını bitirdiğinizde, aslında o "şeytan" dediğimiz şeyin dışarıdan gelen bir canavar değil, kendi korkaklıklarımıza ve tembelliklerimize uydurduğumuz kılıflar olduğunu tokat gibi anlıyorsunuz. Ömer karakterinin o bitmek bilmeyen kararsızlıkları, sorumluluktan kaçışı ve her hatasından sonra suçu "içindeki bir güce" atması, aslında hepimizin zaman zaman sığındığı o limanı yerle bir ediyor. ​Macide’nin o vakur ve asil duruşu karşısında Ömer’in giderek küçülmesini izlerken, insan doğasının ne kadar zayıf halkalarla birbirine bağlı olduğunu görüyorsunuz. Kitap, 1940’ların aydın geçinen çevrelerindeki o içi boş kibiri ve dedikodu çarklarını öyle bir ustalıkla deşifre ediyor ki, bugün bile sosyal çevremizdeki o sahte maskeleri görür gibi oluyorsunuz. Okurken bazen Ömer’i sarsıp "kendine gel" demek istiyorsunuz, bazen de kendi içinizdeki o küçük bahanelere bakıp ürperiyorsunuz. Sabahattin Ali, insanın en kuytu, en karanlık ve en samimiyetsiz köşelerine öyle bir ışık tutmuş ki, kitabı kapattığınızda aynaya bakmak biraz daha zorlaşıyor.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019208,9bin okunma
Puan vermedi·375 syf.··
2026 26. kitabı
Hosseini’nin Uçurtma Avcısı’nı bitirdiğinizde, göğsünüzün üzerinde koca bir taş oturmuş gibi hissediyorsunuz; o taşın adı da "vicdan azabı". Kitap sadece Afganistan’ın o tozlu sokaklarında koşan iki çocuğun hikâyesi değil, aslında bir insanın kendi korkaklığıyla ömür boyu süren o amansız savaşı. Emir’in o malum olay anındaki sessizliği ve Hasan’ın o saf, sarsılmaz sadakati... "Senin için bin tane olsa bile" cümlesini okuduğunuzda boğazınızın düğümlenmemesi imkânsız. ​Yazar, siyasi yıkımların gölgesinde büyüyen bir dostluğun nasıl paramparça olduğunu anlatırken, bir yandan da kefaret ödemenin ne kadar ağır bir bedeli olduğunu yüzümüze çarpıyor. Okurken bazen Emir’e kızıyor, bazen de kendi içinizdeki o bencil çocukla yüzleşip ürperiyorsunuz. Hikâye bittiğinde elinizde kalan sadece hüzün değil; affetmenin ve yeniden başlamanın o sancılı ama umut dolu kokusu oluyor. Gerçekten de kalbi olan herkesi bir yerinden yaralayan, o yarayı da uzun süre kapatmayan sarsıcı bir deneyim.
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,2bin okunma
Puan vermedi·184 syf.··
2026 27. kitabı
Dostoyevski’nin henüz yirmili yaşlarındayken yazdığı İnsancıklar’ı okurken, insanın göğsüne ince bir sızı oturuyor. Kitap bir mektup roman ama sanki iki insanın mahremine, o en saf ve en çaresiz anlarına izinsizce ortak oluyormuşsunuz gibi hissettiriyor. Makar Devuşkin’in o naif, ezik ama bir o kadar da onurlu duruşu karşısında bazen gözleriniz doluyor; bir insanın sırf sevdiği kadın biraz daha rahat etsin diye kendi hayatından, hatta boğazından nasıl kestiğini görmek insanın içini parçalıyor. ​Eser, büyük şehirlerin o kalabalık ve soğuk sokaklarında kaybolup gitmiş "küçük insanların" aslında ne kadar devasa kalpleri olabileceğini yüzümüze çarpıyor. Hani bazen yolda yanımızdan geçen, yüzüne bile bakmadığımız o sessiz sakin insanların içindeki fırtınaları hiç düşünmeyiz ya; işte Dostoyevski o fırtınayı alıp başucumuza koyuyor. Bitirdiğinizde elinizde kalan sadece bir hikâye değil, derin bir hüzün ve "insan insana bunu nasıl yapar?" dedirten o meşhur sorgulama oluyor. İlk kitabı olmasına rağmen, ilerideki o devasa eserlerin ayak seslerini bu mütevazı mektuplarda duyabiliyorsunuz.
İnsancıklarFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 202376,8bin okunma
Reklam