Berfin Er

Berfin Er
@berfiner
İşte şuracıkta bir saman yığının gölgesinde uzanmışım. İşgal ettiğim bu daracık yer, benim bulunmadiğim, hiçbir ilişkim olmayan yerlere oranla o kadar küçük ve sıradan ki... Sonra, yaşayacağım zaman parçası da, önceleri içinde olmadığım, gelecekte de olmayacağım sonsuzluğun yanında o kadar önemsiz ki... Oysa ki, bu atomun içinde, bu matematiksel noktada kan dolaşıyor, beyin çalışıyor, ve arzuluyor. Bu ne kepazelik, bu ne saçmalık!
Sayfa 176·Kitabı okuyor
Kitap Alıntısı
Reklam
Fizikî varlık olarak insan, bütün öteki nesneler gibi, değişmeyen kanunlarla yönetilir. Zeki varlık olarak da, Tanrı'nın koyduğu kanunları durmadan bozar, kendi koyduğu kanunları da durmadan değiştirir. Insanin kendini yönetmesi gerek; ama sınırlı bir kişidir o; bütün sınırlı zekâlar gibi de bilgisizliğe ve yanlışa düşer; kafasında ki zayıf bilgileri de yitirir: duygulu yaratık olarak da bin bir tutkuya kaptırır kendini. Böyle bir varlık kendini yaratanı her an unutabilirdi; Tanrı din kanunlarıyla onu kendine çağırdı. Böyle bir varlık her an bizzat kendini de unutabilirdi: filozoflar da ortaya attıkları ahlâk kanunlarıyla bunun böyle olabileceğini ona duyurdular. Toplumda yaşamak için yaratılmış olan insan, başka insanları unutabilirdi; kanun yapıcıları da ortaya attıkları siyasî ve medenî kanunlarla ona vazifelerini hatırlattılar."
Sayfa 67·Kitabı okuyor
Düşünmesi acı gelebilir belki ama zeka güzellikten hiç şüphesiz daha kalıcıdır. İşte bu yüzden gereğinden uzun bir eğitim hayatının zahmetlerine katlanmıyor muyuz? Bu vahşi, kıran kırana hayatta kalma mücadelesinde kalıcı bir şeylere sahip olmak ister, bu yüzden de yerimizi koruyabilmeye dair aptalca bir umutla kafamızı binbir türlü zırvayla ve doğruyla doldururuz. Modern çağın ideali eğitimli insandır. İyi eğitim görmüş insanın zihniyse korkunçtur; her şeyin ederinin üzerinde satıldığı canavarlarla dolu, tozlu bir çıfıt çarşısı gibidir.
1000Kitap
Sahip olunan her türlü fiziksel ve zihinsel ayrıcalığın felâkete sürükleyen bir yanı vardır; devrik kralların sendeleyen adımlarında izini sürebileceğimiz türden bir felâket. Diğerlerinden farklı olmamak daha iyidir. Çirkinler ve aptallar bu dünyada her şeyin en güzeline sahiptirler. Kafaları son derece rahat, ağızları bir karış açık öylece oyunu izleyebilirler. Zafer nedir bilmezler belki ama en azından, yenilgiyi de tatmazlar. Hiç istiflerini bozmadan, kayıtsız, gürültüsüz, patırtısız yaşayıp giderler; tıpkı hepimizin yaşaması gerektiği gibi. Ne başkalarını felakete sürüklerler, ne de yaban ellerde heder olurlar. Senin mevkin ve malın mülkün Harry; benim az çok sahip olduğum zekâm ve artık ne kadar değeri varsa, sanatım; Dorian Gray'in ise güzelliği; Tanrı'nın bize lütfettiği bu şeyler yüzünden acı çekeceğiz, hem de büyük acılar.
Edebiyat
Sanatçı güzel şeylerin yaratıcısıdır. Sanatı açığa çıkarıp, sanatçıyı gizlemektir sanatın amacı. Eleştirmen, güzel şeylere dair izlenimlerini başka bir üsluba ya da yeni bir malzemeye dönüştürebilendir. Hem en yüksek hem de en alçak eleştiri biçimi özyaşam öyküsüdür. Güzel şeylerden kötü anlamlar çıkaranlar, cazibeden mahrum, yoz insanlardır. Bu bir kusurdur. Güzel şeylerden güzel anlamlar çıkaranlar kültürlü insanlardır. Bunlar açısından umut vardır. Bunlar güzel şeylerde yalnızca güzellik bulan seçilmiş insanlardır. Ahlaklı kitap ya da ahlaksız kitap diye bir şey yoktur. Kitaplar ya iyi yazılmıştır ya da kötü. Mesele bundan ibarettir.
Önsöz