İşte şuracıkta bir saman yığının gölgesinde uzanmışım. İşgal ettiğim bu daracık yer, benim bulunmadiğim, hiçbir ilişkim olmayan yerlere oranla o kadar küçük ve sıradan ki... Sonra, yaşayacağım zaman parçası da, önceleri içinde olmadığım, gelecekte de olmayacağım sonsuzluğun yanında o kadar önemsiz ki... Oysa ki, bu atomun içinde, bu matematiksel noktada kan dolaşıyor, beyin çalışıyor, ve arzuluyor. Bu ne kepazelik, bu ne saçmalık!