Berfin Yüksel

Berfin Yüksel
@berfiny1
Reklam
9/10
·360 syf.·
Beğendi
·
2023 97. kitabı
2023’ün bitmesine günler kala beni bu kadar sarsacağını düşünmeden okudum sütçüyü. Ve açık ara farkla bu yılın en sarsıcı kitabı oldu benim için. Kitabı okumaya niyet edenler için naçizane tavsiyem sindire sindire okursanız kitap daha manalı olacaktır. . Kitap Kuzey İrlanda’nın mezhep çatışmalarının gölgesinde yaşanan toplumsal buhranları ve daha özelde ise bir taciz olayını anlatıyor. Kitapta kimsenin adı yok, herkes küçük kız kardeş, üçüncü enişte, tabletçi kız vb. isimlerle anılıyor. Anlatıcı Sütçü kod adlı (ki sütçü değil) evli bir adamın sistematik, planlı, sinsi tacizlerine maruz kalıyor. Bunu öyle güzel aktarıyor ki yazar biz de anlatıcı ile birlikte adım adım o gerilimi hissediyoruz. Tüm bunlar tekinsiz bir ülke ortamında gerçekleşiyor. Kutuplaşan, terörize edilen, ajanlaştırılan bir toplumu, böyle bir toplumda çatışmanın her iki tarafının da kötülükte yarışmasını, toplumun kötülüğe adapte oluşunu, mağdur toplumun yeri gelince siyasi aktörlerden daha çok kötüleşebildiğini, sen ne kadar normal olursan ol çoğunluklar arasında anormal olmaktan kurtulamadığını ürpererek okudum. . Kötülüğe maruz kalan bir toplum ayrıştırıcılık tuzağına düştükten sonra sistemin kendisinden öte bir kötülüğe erişiyorsa o toplum özünde iyidir diyebilir miyiz? Bu durumda toplum kötülüğe sürüklenmiş mi oluyor yoksa içindeki kötüyü açığa çıkarmak için bir bahaneyi mi bekliyor? . Tacizi görmezden gelen, mağduru şeytanlaştıran bir toplum tacizciden daha tehlikeli değil midir? Kafamda sorular sorular… . İster gerçeklere dayalı kurgu olarak görelim ister bir distopya. Sütçü bence herkesin hayatının bir döneminde muhakkak okuması gereken bir kitap bence.
Edebiyat
SütçüAnna Burns · İthaki Yayınları · 2020522 okunma
9/10
·416 syf.·
Beğendi
·
2023 94. kitabı
Ben ne okudum böyle diye diye bitirdiğim bir kitap oldu. Başlamadan belirteyim, okuduğum ilk Upton Sinclair kitabı. Yazarı okumaya Kömür Kralı ile başladım ve devamı gelecek. . Kömür madenleri sahibi bir babanın oğlu olan Hal, Joe Smith takma adıyla sosyolojik gözlemler yapmak için bir maden ocağında çalışmaya başlar. Gözlem için girdiği madende şahit olduğu insanlık dışı çalışma şartları onu büyük bir grevin liderine dönüştürür. Kitap daha ilk satırlardan Zola’nın Germinal’ini hatırlattı. Hatta Germinal’in Amerika paralel evreni diyebilirim. Zola’nın evreninden farklı olarak Kömür Kralı göçmen işçi sorununu, dünyanın belki de en büyük utanç kaynağı köleliği de yüreğimize saplıyor. Güvenlik önlemlerinin bile isteye yok sayılması, hiçbir hakka sahip olmayan işçilerin örgütlenmesine engel olmak için baskıyı daha da arttıran düzen, üst- orta sınıfın kasıtlı kayıtsızlığı, ezilenlerin cumhuriyetinde yine “en” ezilen olarak kadınları görüyor olmak zorladı ve tetikledi beni. . Okuduğum en güzel toplumcu-gerçekçi kitaplardan biriydi. Yazar kitabı yazarken defalarca madene gidip gözlem yapma şansına erişmiş. Kitabı bu kadar gerçek yapan belki de budur. Karakterlerin ete kemiğe bürünmesini sağlayan, tümünün dönüşüm sürecine bizi dahil eden sert ama çok değerli bir kitaptı. . “Bazen sabahleyin gidip de ocağın ağzında durmak ve haykırmak istiyorum: Geri dönün! Hemen bugün kanyona inin! Gerekirse açlık çekin, gerekirse dilenin, yeter ki kömür madenciliğinden başka bir iş bulun.”
Edebiyat
Kömür KralıUpton Sinclair · Yordam Kitap · 202236 okunma
8/10
·356 syf.·
Beğendi
·
2023 92. kitabı
Merak duygusunun asla peşimizi bırakmadığı, keyifli bir okuma oldu benim için. Yazar kitabı ilk olarak tefrika halinde yazdığı için her bölüm bitişi sonraki bölümü merak etmemizi sağlıyor. . . Gelelim kitabın ne anlattığına. Michael Henchard, eşi Susan ve minik kızı Elizabeth Jane’i alkolün de verdiği yetkiyle belli bir ücret karşılığında hiç tanımadığı bir denizciye satmasıyla başlıyor kitap. Sabah uyanınca yaptığına pişman oluyor fakat artık iş işten geçmiştir. Hatasının altında o kadar eziliyor ki ona bu hatayı yaptıranın içki olduğunu düşünüp bir daha içmeyeceğine dair yeminler edip içkiyi bırakıyor. Öyle ki bu karar hayatını değiştirme yolunda attığı ilk adım olup yeni hayatının önünü açıyor. Yıllar sonra saygın, sevilen bir başkan olarak çıkıyor karşımıza. Hatalarından ders çıkarıp hayatını temize çektiğini düşündüğümüz anda nasıl da benzer hatalar yaptığını merakla okumaya devam ediyoruz. Kaderimizin yolunu çizenin aslında karakterimiz olduğunu biz değişmedikçe değişen şartların bizi etkilemediğini, her hatanın bedelinin eni sonu ödendiğini vurguluyor yazar kitabında. . Öncelikle söylemeliyim ki inanılmaz akıcı bir kitap, karakter derinlikleri de çok sağlam kurgulanmış. Kitap bitince hiçbir karaktere dair tek bir soru işareti kalmıyor aklımızda. Tüm yönleriyle tanımış oluyoruz onları. Severek okudum, özellikle son zamanlarda hiçbir şey okuyamıyorum diyen herkese kitaba bir şans vermesini tavsiye ederim.
Casterbridge BaşkanıThomas Hardy · Yedi Yayınları · 2020251 okunma
Reklam