“Sevgi, güneş ortaya çıkmadan önce gökyüzünde olan bulutlar gibi bir şeydir’, dedi.
Bulutlara dokunamazsın ama yağmura dokunabilir ve çiçeklerin sıcak bir günün sonunda su içerken ne kadar mutlu olduğunu bilirsin.
Sevgiye de dokunamazsın, ama her şeyi nasıl güzelleştirdiğini bilirsin...”
Yani öyle ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,