Bizi gittikçe başkalaştıran dönüşümün farkına varsak ya bir an evvel?..
Puan vermedi·104 syf.··
2022 56. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2022 19:59
"Gregor Samsa bir sabah huzursuz düşlerinden uyandığında kendini yatağında kocaman bir böceğe dönüşmüş buldu." Düşünsenize bir sabah böyle böcek olarak uyandığınızı…Ne kadar da tedirgin edici bir durum değil mi? Bence asıl tedirgin edici olan, böcek olarak uyanmak değil. İnsan olmanın özelindeki manayı yakalayamadığımız için her gün farklı bir surete büründüğümüzü fark edememektir. Yani çarkın dişlileri arasında yaşamayı kabul ettiğimiz müddetçe bambaşka şeylere dönüşüverdiğimizin ayırdına varamamaktır. Bu farkındalığı ıskalayan herkes, her sabah evinden çıkarken daha fazla para, mevki, makam ve güç elde etmeyi istediği için çalışır belki de. Her şeyin somut karşılığı olmalıdır ve karşılığı bulunmayan her şey insan hayatından berheva edilmelidir. Günün sonunda Gregor'u ölüme terk eden ailesinin yaptığı gibi.. Şunu nazarımızdan kaçırmamak gerektir ki, insanoğlu en sahici devinimini sabah uyandığında yapar. Uyku bir yarı ölüm halidir. Ruhun benden de olmadığı, şeytanın insanın ense köküne 3 düğüm attığı haldir. İşte insan bu uyanışı ancak düğümleri çözebildiği takdirde gerçekleştirir ve sabahın o diriltici tazeliğine erişebilir. Aksi takdirde ise Gregor gibi böcek olmaya mahkumdur. Bana kalırsa "Dönüşüm", kapitalist sistemin dişlileri arasına sıkıştırılan insanın psikolojik savaşını resmeden bir kitaptır. Ruhun yorgun, aklın ise egemen kılındığı bu sistemde; sesini çıkaranların dışlandığı, çıkarmayanların ise 'dönüştüğü' bir kitap…
İnsan
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2022268,1bin okunma
MEVSİMSİZ ROMAN
9/10
·114 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 04 Haziran 2021 04:06
"Nefretle yazılan bir roman" Baş karakter William Figueras Küba'dan Miami ye gelmiş bir sürgün. Aslında zaman ve mekansız o topyekûn sürgündür. Asılı bir ruh. Hem inanmış hem inandığıyla ihanete uğramış teskinsiz bir ruh. Yazar Guillermo Rosales kitapta bize kendi hayatindan bir kesit sunuyor(muş). Bay Rosales 47 yaşında intihar ile hayatına son veriyor. Şizofreni ile mücadele ettiği dönemde bakımevi adı verilen fakat bakımın ve ev hissiyatının bir katresi dahi bulunmayan bu yerlerde yaşadığı felâkete bizi de tanık ediyor. Tanıklığın yıkıcı yanını hissediyorsunuz. Ben hissettim yani. Ne kapitalizm ne komünizm vaatlerini yerine getirebilmiş onun nazarında. İdeojilerin tez parlayan ve tez sönen yanını görüp umutsuz ve kötümser bir ruh ile kaleme alınmış bir kitap... Dilinin keskinliği ruhunuza yara açabiliyor fakat bu yaradan keyif alınmayacağını söyleyemem. Etkileyici bir üslubu var. Hani bir solukta okunan kitaplar var ya bu da onlardan olsa gerek. Mahvedilişi ve mahvolunuşu çırılçıplak ortaya koyuyor. "Dışarıda bakımevi diyorlardı oraya ama mezarım olacağını biliyordum ben" diyerek başlıyor kitaba. Çünkü mezardan bir durak öncesinde bekleyen bir güruh var içerde. Dışlanmış, aciz, kimsesiz, çaresiz, hasta, tiksindirici, değersiz, yük, kazanan toplumun kamburları... İnsanların görmek istemedikleri, bakmak istemedikleri, öldükleri zaman dışarda bir şeyin değişmeyeceği insanlar kalıyor bakımevinde. Umut ne gezer böyle bir dünyada derken birden Francis beliriyor sayfa arasından. Cennetten düşen son umut tanesi, son çıkış adeta karakterimiz için. Acaba bir şeyler değişecek mi? Mutluluk belki de vardır dedirten, zihinden eyleme köprü kuran Sevgili Francis açarken soluveriyor William'ın parmaklarında. Tutunmak için yaptığı son hamleyi de berheva ediyorlar. İnsana, Tanrıya
Felaketzedeler EviGuillermo Rosales · Jaguar Kitap Yayınları · 20173,422 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2021 47. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 01 Mart 2021 01:18
İçeriği, mesajları hakkında bir şey yazmayacağım, herkes yazmış daha da yazılır. Kitabın tamamına yakınını alıntılayıp buraya yazarak “inceleme” yapmış gibi davranan ve bunu beğenen yüzlerce kişinin olması da okunanların berheva olması demek aslında, onu da yapmayacağım. Kitap, pek çok yazım yanlışıyla bezenmiş. Metne, orijinal haline bayılsam da Can Yayınları, bence kötü edisyonlar yapıyor, bu da kötü bir edisyon. İyi kitapların haklarını bol paraya alıp yine bol parayla güçlü “pazarlama” yapmak, maalesef okuyucuya iyi kitap sunmaya yetmiyor. İçinde yazım yanlışı olmayan Can Yayınları kitabına sanırım hiç denk gelmedim. Nasılsa adı var kitapların, bas, koy reyona, bas ekstra parayı, koy ön raflara, vitrinlere, bas parayı amazon’la ittifak... Adamlar böyle kazanıyor. Kaliteli iş anlamında ülkenin kötü yayıncılarından biri Can. Tüm prestijleri geçip gitmiş olan geçmişten, ve onun getirdiği pazarlama avantajlarından geliyor. Keşke bu kitap, Kırmızı Kedi veya Jaguar’dan çıkmış olsaydı da edisyon bariyerine takılmayıp yazarın yarattığı metinden tam keyif alabilseydik.
Edebiyat
UtançJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 20183,539 okunma