"Düşünce namusunun bitmediği, gelişmediği yerde, hiçbir iyilik bitmez, gelişmez. İşte görüyorsunuz. Bir türlü de gelişemiyor. İyilikler boy atamıyor. Kötülükleri de şuna buna yüklüyoruz. Düşünce namusu olmayan yerde, bir daha söylüyorum, hiçbir iyilik bitemez."
"-sanılanın aksine- bizdeki "eğitim"in" "eğmek"le" bükmek"le alakası yoktur. "Egitim" sözcüğü, Eski Türkçede "beslemek, yetiştirmek" manalarıyla yer alan "igid" kökünden gelmiştir."
"Denen o ki Eski Türklerde bazı renk adları yönleri tayin etmek için kullanılırmış. İşbu renk adlarından "ak" olanı da "batı"yı ifade etmekteydi. Bü yüzden -Asya'dan baktığımızda- "Akdeniz" epey batıda kaldığı için "Akdeniz/Batıdaki Deniz" adını almıştır. İnanılmaz mantıklı. "Kızıl" sözcüğü de "güney"i temsil ettiği için mi" El-Bahr el-ahmar"a "Kızıldeniz" demişiz acaba? Bu arada, Küçük Asya'ya geldikten sonra "Karadeniz" kuzeyde kaldığı için "kuzey" anlamındaki "kara" kelimesiyle o denize hitap ettiğimiz de başka bir malumattır efendim."