Alp Paksoy

Alp Paksoy

Yazar
9.4/10
7 Kişi
·
19
Okunma
·
0
Beğeni
·
41
Gösterim
Adı:
Alp Paksoy
Unvan:
Yazar
Anadolu Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Türkiyat Derneği genel başkanıdır.
Eski Türkçede “oğul” veya “oğlan” söz konusu olduğunda önce “erkek evlat” değil -cinsiyet fark etmeksizin- “çocuk” anlaşılırdı.
Alp Paksoy
Sayfa 18 - Ötüken Neşriyat
Türkçedeki “adam” kelimesinin birinci anlamı “erkek” değil “insan”dır ve “Âdem” sözcüğünden gelmiştir ki “Âdem” sözcüğünün de ilk anlamı “erkek” değil, “insan”dır.
Alp Paksoy
Sayfa 33 - Ötüken Neşriyat
Milattan önce 2737 yılında İmparator Şennong’un kaynayan suyuna kazayla çay yaprağı düşmesiyle kiminin sessiz sakin bir şekilde içtiği kiminin de hiç sebebi yokken edebiyatını yaptığı çay içilmeye başlanmıştır.
Alp Paksoy
Sayfa 20 - Ötüken Neşriyat
“... En güzeli de -bana göre- “Türklerin yeri” anlamındaki “Türkistan” sözcüğüdür...”
Alp Paksoy
Sayfa 36 - Ötüken Neşriyat
"Unutmak" kelimesi "un" dan türemiş. Birini ya da bir şeyi unutmak için 'un ufak etmek' gerekiyormuş.

Güzel hikâye fakat özü yanlış.

...

Üzgünüm. :)
“Deniz, insanları hiç sevmez çünkü insanoğlu denizden çok karaya bağlı...”
Alp Paksoy
Sayfa 26 - Ötüken Neşriyat
"Konuşulduğu alan ve nüfus bakımından dünyanın en eski ve en köklü dillerinden biri olan İngilizcenin, Fransızcanın, Almancanın hayatta olmadığı zamanlarda Orhun Âbideleri'ni "diktiren" bir dil olan Türkçenin böyle boş sözlere ihtiyacı yoktur."
126 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Çok lezzetli bir kitap olmuş. Doğru bildiğimiz yanlışları göstermiş hemde kafamıza vura vura göstermiş. Türkçemizin ne kadar zengin olduğunu ve yaşan dil olan Türkçemizi nasıl yaşatmamız gerektiğini vurgulamış. Üslupta, üsten bakmacı etimolojik alıntılardan farklı ve özgün. Beğendim tavsiye ederim.
126 syf.
·10/10
Kelimelerin dünyasına girdiğimiz ve o dünyada etkilediğimiz güzel bir eser. Bilmediğimiz, merak ettiğimiz bu dünyada iyi bir yol arkadaşı olabileceğini düşünüyorum. Yazarın dili ve kitabın kısalığı sağ olsun tek oturmada bitiyor. Muhtemelen kitabı bitirdiğinizde vay be nerden nereye geldik diyeceksiniz. Bize şimdiye kadar yanlış sunulan bilgilerin bir kısmını düzeltmeyi de ihmal etmemiş yazarımız. Eşek hoşaftan ne anlar mı yoksa hoş laftan ne anlar mı tarışmasına son veren, çay edebiyatçılarını biraz üzen, deniz olmayan bir ilin adı neden Denizli sorusunu açıklayan, adam lafına sinirlenen arkadaşlarımıza sakin ol diyen ve daha nicelerine değinen kısa, öz ve eğlenceli bir çalışma olmuş. Okuyacak herkese kelimelerin dünyasında iyi yolculuklar diliyorum.
126 syf.
·9/10
Her şeyin bir hikayesi olduğu gibi kelimelerin de kendine has hikayeleri vardır. Hele Türkçe gibi sondan eklemeli bir dil söz konusuysa bu hikayenin zengin bir malumatla ortaya çıktığı savunulabilir. Üstelik eserde belirtilen kültürel etkileşimle kelimelerin etimolojisinin bilindiğinin aksine farklı kökenlere dayanması ise okur için şaşırtıcı bir etki yapar. Doğru bilinen yanlışlar ise deyim yerindeyse kelimelerin sicilinin ortaya çıkarılmasıyla netleştirilir. Eserin bir durumu vurguladığını da belirtmek lazım: Eserde Öz Türkçe yaftasıyla ünlenen kelimeleri sırf Türklük ile temasına istinaden kullanılması eleştirilir. Zira kelimelerin kökeni öyle tahmin edildiği gibi atalarımızın öz diline uzanmaz. (bu yanlıştan dönülmesi için bir uyarı olarak algılanabilir). Türkçeleşen kelimelerin kökeni ise onlara Türkçenin kimlik kazandırdığı gerçeği üzerinden izah edilir. Son olarak yazarın ara sıra tebessüm ettiren keskin zekanın ürünü mizahi çıkışları okurla yazar arasında güzel bir rabıtanın oluşmasını sağlar. Doğrusu bu tarz kitaplardaki ciddiyetinde biraz esnemesi fena olmaz. :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Alp Paksoy
Unvan:
Yazar
Anadolu Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Türkiyat Derneği genel başkanıdır.

Yazar istatistikleri

  • 19 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 25 okur okuyacak.