Başta etimoloji meraklıları olmak üzere, Türkçemizin güzelliğine bir kez daha hayran olmak isteyenler için bu bir başucu kitabı. Bizim sanıp başka dillerden alıp dilimize yerleştirdiğimiz bir sürü kelimenin kökeniyle birlikte hikâyesi de anlatılıyor. Dillerle uğraşan biri olarak bildiklerim çoğunluktaydı, ama bilmeyip şaşırdıklarım da oldu. Özellikle doğru bildiğimiz yanlışlar konusunda oldukça faydalı. Kitabın bir güzel yeri de, şüphesiz dilimizle ilgili ara ara siyah sayfalara kondurulmuş özlü sözlerdi..
Günlük hayatta sıkça kullandığımız kelimeler, eski Türkçe olup artık kullan(a)madığımız kelimeler, tabirler, deyimler, ev aletleri, şehir adları, organ-uzuv adları, aylar ve günlerin anlamları, vs.
Hacmine nazaran ziyadesiyle bilgi yüklü ve eğlenceli bir dile sahip bir kitap. Böyle keyifli bir kitap okumamıştım, yazar yer yer esprilerle kitaba renk kattığı için de beğendim. Kelimelerin serüvenini merak edip, kitapla bu yolculuğa çıkmak isteyen herkese tavsiye ederim. Yazarın yakın zamanda ‘
Hatırla’ isminde bir etimoloji kitabı daha çıkmış, onu da listemize alalım..
Son olarak kitaptan bir alıntı bırakalım:
“Türkçe, tek bir ekle yalnızca bir kelime türeterek ‘Benden bu kadar der mi?” (demez tabii ki).
Zengin Türkçemizin kıymetini her geçen gün daha da anlamak dileğiyle…
Çok lezzetli bir kitap olmuş. Doğru bildiğimiz yanlışları göstermiş hemde kafamıza vura vura göstermiş. Türkçemizin ne kadar zengin olduğunu ve yaşayan dil olan Türkçemizi nasıl yaşatmamız gerektiğini vurgulamış. Üslupta, üsten bakmacı etimolojik alıntılardan farklı ve özgün. Beğendim tavsiye ederim.
"Kitaba Türkolog gözüyle bakanlar" eksiklikler bulmuş, ben de bir filolog gözüyle bakayım dedim: Yazar, verdiği kelimelerin anlamlarını ayrıntılı bir şekilde ele alıp etimolojiyi akademik üsluptan sıyırıp güzel bir dille anlatmış. Bu kitap bir sözlük olmadığı için eksik bulmak/aramak manasız olur.
Kitabın içinde yer alan "sıfr" kelimesinin Arapçasının soldan sağa yazılması da bariz bir mizanpaj hatası (En azından ikinci baskısında bu hata yok). Yayıncılıkla ya da akademiden dolayı PDF'yle ilgilenen herkes bilir ki PDF'ye çevrilen dosyalarda özellikle Arapça kelimeler otomatikman soldan sağa çevrilir.
Tüm bunlar haricinde, bir solukta okunurken okuyucuyu fazlaca bilgiye boğacak bir kitap olabileceğini düşünmezdim. Köken bilgisi, esprili bir dille ve herkesçe anlaşılabilecek şekilde anlatılmış.
Daha önce Prof. Doğan Aksan'ın "Türkçe'nin Gücü" kitabını okumuştum(alıntı yapmadığım ama yakında yapmak istediğim bir kitap). O günden beri Türkçe'ye hassasiyetim, Türkçe sözcüklerin yapısına ve kökenine olan merakım giderek arttı.
Bu kitapla yani Alp Paksoy'un "Kök" kitabıyla da edebi bilgisine güvendiğim bir arkadaşım sayesinde tanıştım. Çok çabuk bitirilebilecek, çok zevkli, doyurucu bir kitap. Tıpkı bazı yemeklerin az porsiyon olup da yine de doyurucu olması gibi. Bazı Türkçe sözcüklerin kök yapısı ve tarihi gelişimi hakkında aradığınızı bulabilirsiniz.
Lisedeyken Türk Dili ve Edebiyatı dersinde dilin canlı bir varlık olduğunu, sürekli değişip geliştiğini ve diğer dillerle etkileşim içinde bulunduğunu öğrenmiştim. Hal böyleyken; bu değerli kitapta da bazı sözcüklerin, diğer bazı dillerin sözcükleriyle olan kök ilişkisini de öğrenmiş olacaksınız.
Sözcüklerin kökenine ilgi duyan okurların kesinlikle yararlanabileceği önemli bir eser.
Okuması çok keyifli bir kitaptı. Bir kez daha okuyacağıma eminim. İlk defa etimoloji kitabı okudum, siz de ilk defa okuyacaksınız eğer bu kitabı tavsiye ederim. Sanırım yeni bir konuya merak saldım :)
Kitapta yazar, okurunu bazı kelimelerin geçirdiği maceralara tanık ediyor. Okur, kelimenin kökünün nereden geldiğini ve uğradığı değişimlerle aldığı son halini, hatta bu dönüşüm içerisindeki yanlış kanaatleri öğreniyor. Yazar, anlatımında da defaten Türk dilinin güzelliğine de temas ediyor.
Görüntü itibarıyla kelimelerin kökleri Hint-Avrupa, Farsçaya, Latinceye ve Sami dilllerine dayanıyor. Hiç ummadigimiz bazı kelimelerin koklerinin aynı olduğunu öğrenince şaşırıyorum ve bazı kelimelerde de aa! ben bunun kökünü nasıl da önceden tahmin etmemiştim, çok basitmiş diyorum. Yazar da bunu önceden hissetmiş olsa gerek ki biz okurlarına bazı kelimelerin kökenlerini araştıralim diye ev ödevi de veriyor. Ve ben bu tür araştırmaları sevdiğimden yazarın kitabında yararlandığı kaynaklardan iki tanesini satın almayı düşünüyorum: "Türk Dilinin Etimolojik Sözlüğü - İsmet Zeki Eyüboglu" ve "Gündelik Hayatımızın Tarihi - Kudret Emiroğlu". Bu kaynakların kitaplığıma verim katacagina inanıyorum, derken Kitapyurdun da bazı okurların ilk yazdığım kitap hakkında biraz yetersiz olduğuna dair yorumlarıyla karşılaşıyorum. Ama bu okurların etimoloji ile derinden ilgilenen okurlar olduğundan o kaynağı yetersiz bulduklarini düşünüyorum.
Sonuç itibariyle yazar, kitabında bazı kelimeleri ele almış, kitap ilgi çekici olmuş. Fakat bazı sayfaların yarısı boş kalmış. Ama okunası küçük bir araştırma kitabı.
Kelimelerin dünyasına girdiğimiz ve o dünyada etkilediğimiz güzel bir eser. Bilmediğimiz, merak ettiğimiz bu dünyada iyi bir yol arkadaşı olabileceğini düşünüyorum. Yazarın dili ve kitabın kısalığı sağ olsun tek oturmada bitiyor. Muhtemelen kitabı bitirdiğinizde vay be nerden nereye geldik diyeceksiniz. Bize şimdiye kadar yanlış sunulan bilgilerin bir kısmını düzeltmeyi de ihmal etmemiş yazarımız. Eşek hoşaftan ne anlar mı yoksa hoş laftan ne anlar mı tarışmasına son veren, çay edebiyatçılarını biraz üzen, deniz olmayan bir ilin adı neden Denizli sorusunu açıklayan, adam lafına sinirlenen arkadaşlarımıza sakin ol diyen ve daha nicelerine değinen kısa, öz ve eğlenceli bir çalışma olmuş. Okuyacak herkese kelimelerin dünyasında iyi yolculuklar diliyorum.
Kelimelerin hikayelerine buyrun. Günlük hayatta kullandığımız birçok kelimenin nerden geldiğini hangi dillerden alıp Türkçeleştirdiğimizi giriş seviyesinden eğlenceli bir üslupla anlatıyor. Aynı zamanda birçok ingilizce kelimenin de kökenini öğrenmiş oluyoruz. Meraklılarına duyurulur.
Etimoloji ile ilgileniyorsanız kesinlikle tavsiye ettiğim bir kitaptır. Ben TRT 2de Kelimeler ve Şeyler programını izlediğimde not etmiştim ama alıp okumak bugüne kısmetmiş. Orda etimoloji ile ilgili başka kaynaklar da tavsiye edilmişti ilgilileri bakabilirler. Ortamlarda satılan birçok yanlış bilginin yanlış kelimelerin doğru anlamlarını öğreniyorsunuz. genel olarak kelimeler ilgilendiğim bir alan olduğu için hoşuma gitti ilk okumamda not almadan gelişigüzel okudum ama kesinlikle not alınarak okunabilecek bir eser olduğunu da söylemek istiyorum kısa olmasına rağmen birçok bilgi var. Kaynakçasını da çok beğendim bu alanda kendini geliştirmek isteyenlere de güzel bir liste oluşturuyor. Türkçeyi merak edenler konuştuğu dili merak edenler okumak isteyenler okuyabilirler ben çok beğendim kesinlikle tavsiye ediyorum.
Kelimelerin sözlük anlamlarını unutabiliriz. Sınavlarda, bir sohbette bizden hep okuyanı ve dinleyeni ikna edecek kadar uzun tanımlar isterler. Biz de öncesinde ne ezberlediysek onu geri kusarız. Hatta kendi yaptığı tanım dışında tanım yazana puan vermeyen hocalar da vardır. Ama ben etimolojinin bu anlamda bir nimet olduğunu düşünüyorum. Kelimenin neden geldiğine dair bir bilginiz varsa ve 2-3 cümle kurabiliyorsanız, bu sizi kurtarmaya yeter da artar.
Etimoloji, bir arkadaşımın da dediği gibi, kelimelerin psikanalizidir. Kelimenin öyküsünü insan dinlersiniz, ne badireler atlattığını görürsünüz ve zamanında kendinden ne gibi fedakarlıklarda bulunmuş olduğunu, bazen anlamını korurken bazen köküne/kendisine bile yabancılaştığını.... Şöyle bakınca kelimelerle çok ortak noktamız var. Hayatınızın büyük kısmını şekillendiren, havada salınan şekilsiz bir perde olan hayatın anlamının belirsizliğine raptiyeler koymanıza, dünyayı biraz daha anlamlı hâle getirmenize yarayan bu puhu kuşlarını sevin dostlarım. Kelimeler her şeydir.