Hayatta yalnız kalmanın esas olduğunu hâlâ kabul
edemiyor musunuz? Bütün yakınlaşmalar, bütün
birleşmeler yalancıdr. İnsanlar ancak muayyen bir
hadde kadar birbirlerine sokulabilirler, üst tarafını
uydururlar ve günün birinde hatalarını anlayınca,
yeislerinden her şeyi bırakıp kaçarlar. Hâlbuki mümkün
olanla kanaat etseler, hayallerindekini hakikat
zannetmekten vazgeçseler bu böyle olmaz.
Eskiden her insan hakkında, hiçbir esasa dayanmadan,
sırf mukavemet edilmez bir hissin, bir peşin hükmün
tesiriyle nasıl: "Bu beni anlamaz!" demişsem, bu sefer
bu kadın için, gene hiçbir esasa dayanmadan, fakat o
dayanılmaz ilk hisse tâbi olarak: "İşte bu beni anlar!"
diyordum..
Erkeklerin öyle bir bakışları, öyle bir gülüşleri, ellerini
kaldırışları, hulasa kadınlara öyle bir muamele edişleri
var ki... Kendilerine ne kadar fazla ve ne kadar aptalca
güvendiklerini fark etmemek için kör olmak lazım.
...
Ben bu ahmakça ve küstahça erkek gururundan
tiksiniyorum. Anlıyor musunuz? Sizinle, bunun için
dost olabileceğimizi zannediyorum. Çünkü halinizde
o manasız kendine güvenme yok... . Fakat bilmem...
Ne kuzuların ağzından vahşi kurt dişlerinin sırıttığını
gördüm...