Buradaki ilk incelememi en sevdiğim kitap olan Kürk Mantolu Madonna'ya yapmak istedim.
Oldukça popüler olan bu kitabı zaten hepiniz biliyorsunuz. Peki benim için bu kitabı bu kadar özel kılan neydi? Benim için bir kitapta kendini görmek, kendini bulabilmek çok önemli. Yazarın satırlarında kendine ait bir şeyler bulabilmek kadar güzel bir şey yoktur benim için. Sabahattin Ali'de tam bu yönden bana göre bir yazar. Sabahattin Ali'yi yazdıklarını göz önünde bulundurursam kendim ile en çok bağdaştırdığım yazar kendisi olur. Ve en çok okunan eseri olan Kürk Mantolu Madonna'daki Raif Efendi sanki benim bir başka versiyonum gibi gelir bana her zaman. O yüzdendir ki Raif Efendi'nin yeri bende ayrı. Okurların bazılarının Raif Efendi'ye çok kızdıklarını görüyorum. Ben ona kızamıyorum bile, onu öyle içten, öyle kendim olarak kabullenmişim ki... Onu anlıyorum ve o da beni anlıyor.
Kelimeler şu an yeterli gelmiyor bana. Ama şu an bu kadarını ifade edebiliyorum.
Size Nilüfer'in Son Arzum şarkısını dinlemenizi öneririm. Ben ne zaman dinlesem aklıma hemen Raif ve Maria geliyor:) Sanki onlar için yazılmış gibi...
Spoi olmasın diye pek olaylardan bahsetmek istemiyorum. Sadece okumayan varsa alın ve okuyun. Pişman olmayacaksınız.
Not: İlk sayfalar gerçekten beni çok bunaltmıştı. Fakat asıl kitabın başladığı yere gelince tadından doyum olmuyor. O yüzden benim ilk kitabı elime aldığımdaki gibi bırakmayın ve devam edin.