Herşeyden önce kapak sayfasında yer alan müthiş ikazla uyarılmalısınız, aynen taşıyorum:
"Kadıköy'ün yağmurlu ve puslu sokaklarında hazırlanan bu kitap sizi uçurumdan aşağı atabilecek güce sahip olabilir. Herhangi bir şekilde ve özellikle izinsiz olarak iktibas edildiğinde Kadıköy'ün o bilinen, serin ve rutubetli lâneti, yıllar boyunca bunu yapanı takip eder, saçları dökülür, rüyasında sürekli olarak Kadıköy sokaklarından akın akın geçerek yıllık intiharlarını gerçekleştirmeye giden lemur sürüleri görür ve derin bir yalnızlığa gömülür."
Batuhan Dedde ile tanışma kitabım olması özelliği ve pişman olmayışımla rafımın özel bir yerini aldı. İmgeci, soğuk, acıtıcı şiirler. Sizin yerinize sevinen, vuran kıran, utanan şiirleri yalnız bırakmayın. Küfüre sıvanmamış ve fakat içeren, açıkduygulu, yakışıklı bir kitap olmuş. Sağol Batuhan. Hep yaz, hiç kışlama!
ALINTILAR:
"Sen şimdi yeni yeni hikayeler aranıyorsun kendine
Bağlaçları aynı zamanda seni de hayata bağlayacak olan
Bir jilet kadar da keskin bakıyorsun fotoğraflardan
Yüzüm acıyor"
"Orospuları istemiyorum tanrım,
Ama sen yine de -kandırıldığımı bile bile-
bir kadını bana İsa diye yuttur."
"Sen artık,
Aşka dair yazdığım son tiratta ki tek imla hatası!"
"Bulutlar seks yapıp yağmurlar boşaldığında
Romantizmi geç,
Oh, Seks amına koyayım!"
Okuduğunuz her şiirde bir yanlarınızdan özür dilenmeniz dileğiyle. Keyifli okumalar
Modern Şair'in kulağına küpe, yoluna çamur izi, Şiirin yazılmış en afilli gençliğe hitabesi. Genç şairler, arkadaşlarım! küçük İskender imgenin, yöntemlerin midemize oturduğu gecelerde bize seslenmeye devam ediyor. Bir eli omzumuzda...
ALINTILAR:
'Ve sakın ola bana, sana, bize "romantik tepki veren" bir deli yakıştırmasıyla bakmalarına da izin verme. "Gözlerinizi oymak için yazdım, yazmayı da sürdüreceğim" diye haykır.'
'Şair, dergi, akım ve pozisyon isimleri ezberlemekle olmuyor bu işler; zehir zemberek bir dil lazım, sanalı ifade edebilecek ve sanalı nesneyle yorumlayabilecek, aktarabilecek beyin lazım Rimbaud.'
'Sen şiirine yakışan bir hayatın emanetçisi, bekçisi ve tek sahibisin.
Kendi yazdığın kaderi taşıyan alnından hasretle öperim.
kardeşin, candostun
küçük İskender'
Madem ilk inceleme & alıntıyı -ki bu sitedeki ilk düşünce belirtişi olacak, kendi adıma- yapmak bana düştü yeni bir misafiri olarak Tariz'in, zevkle.
Şair ki sürekli bir aranma taramadadır. Yazılır, bir tükürük gibi atıldıktan sonra şiir yayınlamak, sesini vermek ister. Aslında o beyaz sayfa üstünde tahtını korusa da şairdir bunun için çıldıran. Sürgünde gibi kar ter (kasten kan demedim) koşar iken ya bir duvara çatmak, ya içinden geçip duvarın moloza karışmak olasıdır. Yazılan attığı, artığıdır işte o şair kişisinin. Ve dergiler, toplama kampları. Okur, ağzını açmış muhtaç olan demektir ona kesik- atılacak taraflarını anlatmaya. Okudum, okuyorum. Ortalarında bir yerde bendenizin de şiiri olduğu Tariz 13.sayısı, bu adamlar-kadınlar, biliyorlar sokağı ve aykırıyı ve ayrıksıyı ve şiiri. Güveniyorlar sünnetsiz edebiyata. İzah, öldürür sanatı ya birde. Bununla beraber toplama kampı dediysek kalemin geberttiği her dize geçmez, doğalıkla geçmeyecektir kuruldan. Onlar, sen, ben değil Edebiyat istemez a. Bilinsin. Yazalım, gerçek yazılsın. Sonra nice sayılarına, nice yeni adların duyulmasına diyelim. Her şey şiir için! Alnının çatından öperim sevgili Tariz 🪻
ah ne yazık! ah ne yazık!
tatmin etmedi hırsınızı bir türlü
ölü ele geçirilmiş aşk mektuplarım!
asla coplanmadı
kurduğumuz hayallere kalkan çükleriniz!
siz, virajsız yolların sözde usta sürücüleri!
siz, yokuşaşağının kolaycı sözcüleri!
bilmeden, sormadan, ağlamadan
az daha eğiliyordum dumanla;
ben ananızın amıyım
haydi durmayın
sikin beni!.