Berke Can KALYON

Berke Can KALYON
@berkecankalyon
Öğrenci
Lisans
8 Ağustos
101 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·136 syf.··
2020 109. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2020 11:18
Sait Faik edebiyatımızın farklı kalemlerinden birisi. Gerçi edebiyatımızdaki yazarlar kendilerine has özellikleri ile farklılaşıyor ancak Sait Faik benim için biraz daha farklı. Hikayeleri alışılmışın dışında ve açıkça söylemek gerekirse derin anlamlar barındırıyor. Yüzeysel bir okuma ile bu derin anlamlar anlaşılmayabilir. Sakin ve berrak bir zihin ile okunmasını tavsiye ederim. Ayrıca hikayelerin İstanbul'da geçiyor olması İstanbul'da yaşayan ben için ayrı bir keyif verici unsurdu.
Alemdağ'da Var Bir YılanSait Faik Abasıyanık · İş Bankası Kültür Yayınları · 202013,4bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·369 syf.··
2020 100. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2020 15:33
Dostoyevski'nin sürgün yıllarından sonra yazmış olduğu ve sürgün yıllarının etkilerini eserde oldukça fazla görebildiğimiz, kronolojik sıraya göre okuma yapanların zaten okuması gerektiği, kronolojik sıraya göre okuma yapmayanların da okumasını tavsiye ettiğim bir eser. ------------ Aleksandr Petroviç karısını öldürdüğünden dolayı 10 yıllık kürek cezasına çarptırılmıştır. Cezası bittikten sonra sibiryanın ücra bir köşesine yerleşmiştir. Aleksandr Petroviç kitabın erken sayfalarında ölür ve anlatıcı Aleksandr Petroviç'in ev sahibinden Aleksandr Petroviç'e ait kağıtları alır. Kağıtların çoğunda önemsiz şeyler vardır ancak bu kağıt parçalarının aralarında ufak yazılarla yazılmış kalın bir defter vardır. Aleksandr Petroviç 10 yıllık cezası boyunca yaşadıklarını buraya yazmıştır. ------------ Belki size sıradan bir hapis hayatının anlatılışı olarak gelebilir ama o sıradanlığı Dostoyevski'nin kaleminden okuduğunuzda fikrinizin değişeceğine eminim. Ayrıca söylemek isterim ki, ikinci bölümün 3.parçası yani Hastane bölümünün 3.parçası pek hoşuma gitti.
Ölüler Evinden AnılarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,6bin okunma
8/10
·332 syf.··
2020 89. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2020 12:51
İnceleme yazıma 2 alıntı yaparak başlamak istiyorum. " Aklı başında biri gelip kara haberi vermedikçe, bir deli, deli olduğunu kendiliğinden anlar mı ? Peki ben, hep mi deliymişim, sonradan mı delirdim ya da sahiden deli miyim? Öyleysem, aklımı ne zaman, nasıl kaçırdım; değilsem burada ne işim var ? " " Bir delinin deliliğini nesine ya da neresine bakıp anlıyor bu doktorlar? Üzgün olduğu için evinde kendi kendine ağlayan biri normal sayılırken, çok üzgün olduğu için metroda ayaklarını yere vura vura ağlayan biri anormal mi sayılır mesela? " Akıl hastanesine "ev", hemşirelere "abla", hastalara "misafir", başhekime "baba" denilen bir akıl hastanesinde, neden orada olduğunu hatırlayamayan Esin karakterinin ev içinde yaşadıklarını ve onunla kendi arasında bağ oluşan Rikkat karakterinin ev dışındaki yaşadıklarını okuyoruz. Açıkçası sonu güzel bitti ama beklediğim gibi değildi. Karakterlerin ruh halleri çok güzel işlenmiş. Esin ve Rikkat arasındaki bağı beğendiğimi söylemeden geçemeyeceğim. Kitabı okurken yorulmuyorsunuz, sıkılmıyorsunuz ve sanki bir aksiyon filmi izlermiş gibi o an ki sahneyi heyecan içerisinde izlerken, bir sonraki sahneyi merak içinde bekliyorsunuz. Ancak ufak bir eleştiri yapmam gerekirse, bazı konular hakkında uzun uzadıya konuşulurken bazı konular yüzeysel kalmış. Ama kitabın akışını değiştirecek bir eksiklik bulunmuyor. Dediğim gibi ben farklı bir son bekliyordum. Mesela özel koğuşlar hakkında daha fazla bilgi verildiği ya da bilgi arandığı bir akış olabilirdi. Ancak o zaman kitap bir aksiyon kitabına dönüşebilir, kitabı sığlaştırabilir ve şuan hissettirdiklerini yaşatmayabilirdi. Velhasıl, yazarın ilk defa bir kitabını okudum ve hem yazarın kalemini hem de kitabı beğendim.
Edebiyat
MisafirNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20182,996 okunma
9/10
·320 syf.··
2020 74. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2020 17:07
Birkaç sayfa okuduktan sonra olayları ve kişileri internet üzerinden araştırmaya çalışmama rağmen hiçbir şey bulamadım. Bir şey bulamamamın sebebi neydi biliyor musunuz? Demir Ökçe'nin distopya eseri olduğunu unutmuştum! Olayların o kadar içine girmiştim ki, hikayenin gerçek olduğundan şüphe duymuyordum. Eser saymakla bitmeyecek birçok şeye değiniyor; sosyalizm, faşist devlet yapılanması,siyasal olaylar, ekonomi ve daha birçok şey.. Eserdeki Ernest Everhard size ne kadar zeki geliyorsa bana göre Jack London'da o kadar zekidir. Çünkü karakterin bu kadar zeki biri olarak işlenmesi Jack London'un zekasının bir ürünüdür. Eser distopya edebiyatının ilk örneği olarak kabul ediliyormuş. Her ne kadar distopya diyorsak bence bir o kadar da gerçek bir hikaye!
Demir ÖkçeJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202519,4bin okunma
8/10
·336 syf.··
2020 61. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2020 18:03
Açıkçası itiraf etmeliyim ki bu kitabı ilk başta okumak istememiştim yaşıma göre uygun değil falan diye düşünüyordum.Ama şimdi diyorum ki , iyi ki okumuşum ! Kitap hiç sıkıcı değil zaten sayfalar dolu dolu, küçük puntolarla yazılmamış. Bu yüzden okurken sıkılmıyorsunuz.Ben okurken çok keyif aldım. Kitaplardaki esprilere pek gülen biri değilim ama inanın bana bu kitabı okurken birkaç yerde kahkaha attım. ------------------------------------------------------ Auggie'nin tek istediği sıradan bir çocuk olmak! Auggie (august) yüzünde fiziksel bir bozuklukla doğuyor geçirdiği birçok ameliyat sayesinde yaşamı kolaylaşsa da görünüşü yüzünden sosyal hayatta zorluk çeken bir çocuk. Auggie yüzündeki fiziksel bozukluğu şöyle tanımlıyor : " Size nasıl göründüğümü anlatmayacağım. Aklınıza ne geliyorsa muhtemelen ondan daha kötü görünüyorumdur." Auggie okula gitmeyip evde eğitim alıyor. Ailesinin ısrarıyla istemeden de olsa normal bir okula gitmeye karar veren Auggie, 5.sınıfa başlıyor ve biz 5.sınıftan başlayıp bitirene kadar geçen olayları okuyoruz. Olaylar önce Auggie'nin daha sonra arkadaşlarının ve en sonunda tekrar Auggie'nin gözünden günlük tarzında anlatılıyor.Bu anlatış biçimi bence çok faydalı olmuş çünkü bazı yerlerde Auggie'nin arkadaşlarını suçluyorsunuz ya da konu tam oturmuyor olabiliyor. Sırası gelince o çocuğun ağzından dinlemek ve olaylara tamamen hakim olmak konular hakkında ön yargılı olmamamız gerektiğini yüzümüze vuruyor.
MucizeR. J. Palacio · Pegasus Yayınları · 201615,6bin okunma