Bu bakışlar, bu kıvılcımlar saman alevi gibidir, gençliğimizden çok iyi biliriz. Çoğu insan zamanında bunu fark edemez ve geri kalanı da kıvılcım söner sönmez unutur. Yaşlanana kadar bu ani kıvılcımların aslında başımıza gelen en asil ve en derin şey olduğunu, gençliğimizin en değerli ayrıcalığı olduğunu anlamayız.
Bakışlarımız buluştu ve bakışlarımdan kendimi ele vermemek için hemen başımı çevirdim. Ama o kısacık kaçamak anında bile kızın içinde patlamaya hazır bir tutku volkanının kaynadığını anlamıştım; aslında bunu görünce telaşlanmıştım, çünkü bir kızın gözlerinin parlamasını sağlayan ilk erkek olduğun zaman, hiçbir zevkin bundan daha baştan çıkarıcı ve daha tehlikeli olmadığını uzun yıllar önce öğrenmiştim.