Biz Mülayim'le tanıdık, ilk heveslerin masum zevklerini. Ah, bayılıyorum bu içli laflarıma da. Şehvetin de masumu mu olurmuş! Şöyle diyeyim daha anlaşılır olsun: Açılışı Mülayim'le yaptım ben, bir yaz tatili sırasında, evlerine misafir olduğumuzda
Öyle utangaç bir çocuktum ki, dünyadan özür diler gibi gülüyordum. Ağaçlara bakmak utandırıyordu beni ya da bulutların yavaş yavaş hareket etmesi. İki köpek öpüşse kaçacak delik arıyordum. Öteki çocuklar sokakta biraz fazla gürültü yapsa, ben saklanıyordum...
İlk yakıcı günahlarımızı, şefkatin şehvetle henüz yer değiştirmemiş olmasının tenimize verdiği o billur tazeliği, çocukluğumuzun bizi hızla terk etmesinin getirdiği o büyük acıyı unuttuğumuz gibi unuttuk onu.