Yaz gecesine yamalanmış uykulu iki kediyiz, yıldızlı damda. Biraz sonra annemler dönecek. Annem dayanamayıp çıkacak dama. Sarmaş dolaş görünce öyle bizi. Yanaşıp da yanımıza. Hiçbir şey demeyecek. Dinelip duracak baş ucumuzda. Ölür gibi bakışları üstümüzde. "Ah... ben bu oğlanla..."
İyi, kimse yok. Bazen korkuyorum sabah kalktığımda yanımda bir tanıdık, daha da kötüsü bir akraba bulurum, o da yemez içmez gider anneme yetiştirir diye: "Oğlun İstanbul 'da avrat olmuş Ümmü Yenge. Yetmemiş, bir de orospu olmuş üstüne."
İki oğlan da aynı anda, hızla koşan Saliha nın ardında bıraktığı sabun ve çiçek karışımı kendine has kokuyu birbirleriyle yarışırcasına hızla içlerine çekiyor.