Her felsefe sorunu, doğrudan ya da dolaylı olarak insanla ilgilidir. Bu nedenle felsefede ele alınıp tartışılan her sorunun temelinde, insanın beliğine ilişkin bir kabül vardır. Bu önemli yeri nedeniyle, "İnsan nedir?" sorusu, yani soruyu soranın kendisini, kendi türünü sorguladığı soru, en başından beri filozofların sormadan edemedikleri temel sorulardan biridir. Soru, insanın kendini bilmesinin, kendi varlığının ya da türünün temel ıralayıcılarını (karakterize edici) belirleme sorusudur.
"Düşünce tarihimizin hiçbir döneminde insan kendisi için günümüzdeki kadar sorun olmamıştır" saptamasından yola çıkan Scheler, İnsanın Kosmosdaki Yeri'nde "İnsan nedir?" sorusunu, yeni bir bakış açısıyla yanıtlamaya girişir.
"Bugün biri doğabilimsel, biri felsefi, biri de teolojik olmak üzere, birbiriyle hiç ilgisi olmayan üç antropolojimiz var. Ama hala insanın ne olduğuna ilişkin üzerinde birleşilen bir düşünceden yoksunuz, İnsanla ilgilenen bilimlerin sayısı sürekli artmış olmasına karşın, bu bilimler -ne kadar değerli olursa olsunlar- insanın ne olduğunu aydınlatmaktan çok karartmışlardır.
Bu nedenle en geniş temel üzerinde yeni bir "Felsefi Antropoloji" geliştirmeye karar verdim. Bu yazı, insanın neliğini bitki ve hayanla ilişkisinde ele almakta, aynı zamanda insanın kosmostaki kendine özgü metafizik yerine değinmekte; yeni "Felsefi Antropoloji'yi ana çizgileriyle ortaya koymaktadır."
Max Scheler, bu küçük hacimli kitapta ortaya konan düşünceleriyle, yüzyılımızda ortaya çıkan bir felsefe dalı olan "İnsan Felsefesi"nin ya da "Felsefi Antropoloji"nin kurucusu sayılmaktadır.
NOT: alıntıdır