esrikleşmiş gibi, o zaman gördüğüm şeylerde onun varlığından haz duyuyor, onu o şeylerde istiyor, onları görünce doyum sağlıyordum. gene de bir tür acı duyuyordum, çünkü bir varlığın sayısız imgelerinden mutluluk duysam da, aynı zamanda onun yokluğunun acısını çekiyordum. bu çelişkiler gizemini açıklamak güç geliyor bana; insan ruhunun dayanıksızlığının, dünyayı kusursuz bir tasım olarak kurmuş olan kutsal usun yollarında hiçbir zaman dosdoğru yürüyemediğinin, bu tasımın yalnızca birbirinden ayrı ve çoğu kez kopuk önermelerini kavradığının belirtisiydi bu.
Seniha zoraki bir kahkaha ile güldü:
"Ooo, daima felsefe! Sen hiçbir zaman yaşam adamı olamayacaksın, hiçbir zaman, zavallı Hakkı!"
Bunun üzerine genç adam acı acı gülümseyerek yarı ciddi, yarı şaka cevap verdi:
"Öyleyse ölüm adamı olurum."
Gömdüm hepsini geliyorum
İnsan yaşıyorken özgürdür
Yaklaştım iyice geliyorum
Her insan biraz ölüdür
Biz de biraz ölüyüz
Ölüler ki bir gün gömülür
İçimizdeki ölüler
Dışımızdaki ölüler
İnsan yaşıyorken özgürdür
İnsan yaşıyorken özgürdür
İnsan yaşıyorken özgürdür