Yerdeki yonca kaplı alanda, yoncaların altına sığınmış bir kekik çiçeği vardı. Basit bir çiçek, o kadar sıradan ki çoğu kişi üzerinde durmaz ama eski dilde bu çiçek bağışlanmayı simgelerdi. Aklımdan ilk geçen, canını yaktığım herkes oldu, bu çiçeği vermek istediğim insanlar –Ryker, Michael, babam, annem, kız kardeşlerim– ama onlar burada değil, onların beni bağışlaması benim elimde değil. Buna umutsuzca ihtiyaç duyan tek kişi ise tamamen hükmedebileceğim biri– kendim. Bana verilenlerle yapabileceğimin en iyisini yaptım. İnançlarıma sahip çıktım. Her şeye rağmen sağ kaldım. Âşık oldum ve kırılacağını bile bile kalbimi özgürce başkasına verdim. Yaptığım tercihlerden pişman olamam, öyleyse onları kabul etmeliyim.