"Koca bir hiç. Mesele de bu zaten. Hiç işte... Tadım, tuzum, zevkim, şevkim, mutluluğum, huzurum; hiçbir şeyim kalmadı, inanır mısın?.. Ya da kala kala hiç kaldı. Bomboşum. Her şey itici, anlamsız, amaçsız geliyor artık. Kopmak istiyorum, uzaklaşmak istiyorum, ama her şey etrafımda dönüyor gene, kaçmaya çalışıyorum, yapışıyor her şey. Bunalıyorum... Nefret..." durdu, yutkundu, baktı bana, sonra kafasını önüne eğdi. " ...ediyorum." dedi " Her şeyden. Bu kadar. Başka söyleyeceğim yok."
"Insanın ağrıları hortlar aşık olunca. En çok da karın ağrıları. Sürekli burulur, acır orta yerin, sürekli canın yanar. Yemeden içmeden kesildi derler ya, bundandır. Için almaz.
Aşıktım. Geberiyordum karın ağrısından. Ölecekmişim gibi geliyordu."