“Bir yandan dünyayı tüm insanların mekanı olarak algılamak gerekir.
Her sabah yepyeni bir dünyaya kalkıyorum. Her akşam dünyanın bütün yorgunluk, acı ve çelişkileriyle dayanamaz duruma geliyorum.”
“Etimin kapladığı yer de var. Adım atamıyorum. Bu caddede. Günün yaşantısı pis bir koku bırakmış. Pislikler arasında adım atacak yer yok. Aynı yerde duruyorum. Karanlıkta geçenler okşamaya yelteniyorlar beni. Okşamak gelse içimden kendi ellerimi süreceğim vücuduma.”
“Utanç bizi ikiye böler. İkiye bölünmenin en dayanılmaz yanı, iki parçanın da hâlâ canlı olmasıdır. İnsan herhalde bu yüzden kendini öldürmeye kalkışır. İkisinden biri gitsin, der.”