Bir türlü anlayamadığı, bir türlü içlerine karışamadığı ve bunu zaten asla istemediği bu insanlarla arasında çelik bir duvar gibi yükselttiği bu tebessüm, onun müracaat ettiği son çareydi. Kendini bu şehrin korkunç akıntısından, ancak etrafında ördüğü bu soğuk duvarla kurtaracağını sanıyordu.
Etrafımızdaki kişilerle yaşadığımız erken deneyimler dünyayla ilgili tüm bakış açımızı şekillendirir.Beynin her gün maruz kaldığı muazzam miktardaki bilgiler yüzünden, dünyanın nasıl olduğunu tahmin edebilmek için bu örüntüleri kullanmamız gerekir. Erken yaştaki deneyimler anormalse, bu tahminler davranışlarımızı olumsuz bir şekilde yönlendirebilir.
Beyin dünyayı örüntüler arayarak anlamlandırmaya çalışır. Anlaşılır ve sabit bir biçimde bağlantıları olan örüntüleri yeniden ilişkilendirdiğinde, bunları 'normal' veya 'beklenen' diye etiketler ve bilinçli olarak dikkat etmeyi keser.