Uzun zamandan beri erkekler, büyük işler dikkate alındığında, kadınların gerçekte pek bir şey başaramadığına dikkati çekip duruyordu... Yeni araştırmalarsa kadınların kendi ilerlemelerine kendilerinin engel olduğuna giderek daha çok açıklık kazandırmaktadır. Kendi özgünlüğümüzü sabote ediyoruz. Sanki programlanmış gibi, yüksek viteslerde söz konusu olan baş döndürücü hızlardan kaçınarak, vites düşürüyoruz.
Ki gerçekten de programlanmışız.
Kız çocukları, erken yaşta içlerine kök salan kendi becerilerine ilişkin derin bir kuşku yüzünden, yaşamak için korunmaları gerektiğine inanırlar. Yanlış yönlendirilen toplumsal beklentiler ve ebeveynlerin korkuları bu inancı pekiştirir... Ailelerin aşırı koruyucu tutumları, bağımsız birer insan olma yetisi açısından kız çocuğunu engeller.
Kızlar erkeklerden çok farklı yetiştiriliir. Bu eğitim, kendi yeteneklerinin altında işlere saplanıp kalan yetişkinler olmalarına yol açar.
Rahatlatma ile besleme arasındaki fark şudur: Eğer karanlık bir dolapta tuttuğunuz için hastalanan bir bitkiniz varsa ve ona yatıştırıcı sözler söylerseniz, bu rahatlatmadır. Eğer bitkiyi dolaptan çıkarıp güneşe koyarsanız, ona içecek bir şeyler bir şeyler verirseniz ve sonra onunla konuşursanız, işte bu beslemedir.