"bir gün" demiştin "güneşin batışını tam kırk üç kez görmüştüm."
sonra da şunu ekledin:
"biliyor musun insan üzgün olduğu zaman gün batımını çok sever."
yatağımın karşısında bir pencere var.
odamın duvarları bomboş..
nasıl yaşadım on yıl bu evde ?
bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden ?
ben ne yaptım?
kimse de uyarmadı beni.
işte sonunda anlamsız biri oldum.
işte sonum geldi.
kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım;
"kötü yaşarım korkusuyla, hiç yaşamadım.."