Kitabın üslubu zihinde hoş bir tat bırakıyor. Dostoyevskinin kahramanlarının ev sahibeleriyle hikayeleri anlatılıyor. Aynı ortamı paylaşan insanların birbirlerine besledikleri duygular çok iyi anlatılmış. Hele de ortam ev olunca, insanın yaşamının en önemli parçalarından biri, bu ortamı paylaşmak hele de yabancılarla oldukça zor oluyor. İlginç olaylar yaşanabiliyor. Görünen o ki sonu pek de iyi olmuyor.
Hiç gitmediğim bir ülkede 200 yıl önce yaşamış bir insanla konuştum. Bana oralardan o zamanlardan bahsetti. Babalardan ve oğullarından bahsetti. Üzüntülerden ve sevinçlerden bahsetti. At arabalarından, mektuplardan bahsetti. Soylulardan, kölelerden bahsetti. Ve soğuktan bahsetti. Ürperten, titreten soğuktan...