Hitler’in Auschwitz kamplarından, Psikiyatrist-Psikoterapist alanlarında Profesör oluşunun yanı sıra 4 kamptan sağ çıkabilmeye başarmış Viktor E. FRANKL kaleminden..
Öncelikle bu kitabı 9 günden yazıp ve kesinlikle isimsiz yayınlanmasına karar veriyor ve kitap bestseller oluyor. Oysaki “bestseller konumundaki kitabımı, kendi açımdan bir başarı olarak değil, daha çok, çağımızın içinde bulunduğu acınası durumun dışa vurumu olarak gördüğümü söylemekten ibarettir; eğer yüz binlerce insan, yaşamın anlamına ilişkin çok az şey vaat eden bir kitaba yöneliyorsa, bu, insanların iliklerinde hissettikleri kavurucu bir sorun demektir.” diye yorumluyor.
Hepimiz yaşamda bir anlam bir amaç bulmaya çalışırız. Hatta bazen böyle bir şeyin olmadığını düşünerek kendimizi boşlukta ve hissedemez buluruz. Anlam bizi hayata bağlan en temel etken. O yüzdendir ki yaşamdaki yer edinme çabamız..
Kitap 3 bölümden oluşuyor ve her bölüm kendi arasında alt başlıklara (Varoluşsal Engelleme, Nöojenik Nevrozlar, Yaşamın Anlamı …) sahip. Birinci bölümde toplama kampındaki deneyimlerinden, ikinci bölümde yaşadıklarından ortaya çıkardığı kuramı genel ilkelerinden ve üçüncü bölümde terapi hikayelerinden bahsediyor.
İlk bölümde kamp yaşamında yaşadıklarını olanca açıklığıyla dile getiriyor, Frankl. Okurken yaşanılanları bir yandan hayal ediyor ve nasıl olur da oradan sağ çıkabilmeyi başarabilmiş diye kendinize sorular yöneltiyorsunuz.
“Benzer şeyler yaşamayan birisi, açlıktan ölmek üzere olan bir insanın yaşadığı, ruhu yok eden o zihinsel çatışmayı ve irade gücünün ezilişini kolay kolay kavrayamaz.”
İkinci bölümde ortaya attığı Logoterapiden genel ilkeleriyle bahsediyor. Logoterapiye göre, kişinin kendi yaşamında bir anlam bulma arayışı, insandaki temel güdülendirici güçtür.
Bu yaşamın anlayışını 3