' Bir yüreği derinden sarsmak için, kader her zaman sıkı bir hazırlığa ve şiddetli bir darbe indirmeye gereksinim duymaz; onun dizginsiz biçim verme duygusunu kışkırtan, sudan bir sebeple yıkım yaratmaktadır. Biz insanlar, bu ilk hafif dokunuşa kendi kısıtlı lisanımızla sebep deriz ve önemsiz bir sebebi çoğu kez şaşkınlık içinde, yol açtığı muazzam sonuçlarda karşılaştırırız; fakat bir hastalığın teşhisin konmasından çok önce başlaması gibi, bir insanın kaderi de aynı şekilde olaylar belirgenleşip görülür hale gelmeden önce işlemeye başlar. Kader her zaman, bir insanın bedenine dıştan dokunmadan çok önceden zihninde de, bedeninde de, içten içe yöntemi ele almış olur. Kendinde olup biteni fark etmek demek, artık kendini savunmaya geçmek demektir ve çoğunlukla boşuna giden bir çabadır bu. '
Nisan ayının son kitabı Karmaşık Duygular bitti. Kitap çok sevdiğimiz öykü yazarı Zweig'in kısa hikayelerinden oluşuyor. Kitabı bütün olarak sevdim diyebilirim çünkü hızlı okunuyor ama hikayeleri parça parça çok sevdiğimi söyleyemeyeceğim. Sonunun ne olacağı hikayenin ilk sayfalarından belli olan hikayeler okuyoruz. Ama kendini yine de okutuyor. Ben kısa öykü okumaktan çok keyif alamadığım için bana hitap etmedi, onun için tavsiye edemeyeceğim. Şimdi sıra yeni ay okumalarında.
Merhabalar, meşhur Moliere'nin Cimrisi bitti. Bu kadar keyifli bir okuma olacağını tahmin etmiyordum. Kitap çok akıcı bir metne sahip ve aynı zamanda absürt derecede cimri bir baş karaktere. Kitabı elime almamla bitirmem bir oldu. Bu zor geçen karantina günlerinde size moral olabilecek bir kitap. Mutlaka şans verin.