Kelimeler gerçekten kaybolur mu?
Pip Williams’ın bu etkileyici romanı, kelimelerin aslında kimlerin sesi olduğunu sorgulatıyor.
Oxford’da geçen hikâyede Esme, sözlüklere girmeyen “kayıp” kelimelerin peşine düşüyor. Ama bu kelimeler tesadüf değil… Çoğu, kadınlara ve toplumda sesi duyulmayan insanlara ait.
Kitapta, Kadınların Oy Hakkı Mücadelesi da önemli bir yer tutuyor. İngiltere’de kadınların oy kullanabilmek için verdiği zorlu mücadele, kelimelerin neden ve nasıl yok sayıldığını daha da anlamlı hale getiriyor.
Aynı zamanda I. Dünya Savaşı yıllarının gölgesinde geçen hikâye, savaşın toplum üzerindeki etkisini de derinden hissettiriyor. Erkeklerin cepheye gitmesiyle kadınların hayatındaki değişim ve sorumlulukların artışı, Esme’nin dünyasını da dönüştürüyor.
Küçük bir not:
İngiltere’de kadınlar oy hakkını 1918’de kısmen, 1928’de ise tamamen elde ederken; Türkiye’de Büyük Önder Atatürk öncülüğünde Türk Kadınlarına Seçme ve Seçilme Hakkının Verilmesi ile kadınlara 1934 yılında birçok Avrupa ülkesinden önce bu hak tanınmıştır.
Bu kitap şunu hatırlatıyor:
Bazı kelimeler sadece unutulmaz…
Onlar görmezden gelinir.
Eğer dilin gücünü, tarihin görünmeyen yüzünü ve güçlü kadın hikâyelerini seviyorsan, bu kitap tam sana göre.
Kayıp Kelimeler SözlüğüPip Williams
Cümbezin Kızı; Ülkü Demiray tarafından yazılan, 1800'lü yıllarda İngiliz sömürgesi altında olan Kıbrıs'taki Türk kızlarının yine İngiliz sömürgesi altında olan Arap ülkelerine satılmasını, bu süreçte de yaşadıkları türlü zorlukları anlatan ve her okurun okuması gereken bir roman.
Roman 130 sayfadan meydana gelse de, anlatım ve tasvir açısından çok akıcı ve etkileyici.
Ayrıca 2023 Emine Işınsu Roman ödülüne sahip olan ödüllü bir roman.
Bir şans verip okumanızı mutlaka tavsiye ediyorum.
Bol okumalı mutlu günler diliyorum.
Cümbezin KızıÜlkü Demiray
Cümbezin KızıÜlkü Demiray · Bilge Kültür Sanat · 20241,954 okunma
Bugün itibariyle okuyup bitirdiğim son Zülfü Livaneli eseri.
Eserde 68 kuşağında aydın, araştıran ve okuyan sosyal demokratların cunta rejiminden dolayı yaşamış olduğu zorlukları ve bu zorluklar
Ülkemizin başarılı polisiye yazarlarından Ahmet Ümit'in ünlü kahramanı Başkomser Nevzat'ın Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan son macerası Yırtıcı Kuşlar Zamanı.
Yırtıcı Kuşlar Zamanı'nda Başkomser Nevzat, önceki eserlerden tanıdığımız yardımcıları Komiser Ali ve Krimonolog Zeynep ile buldukları bir iskelet ile yeni bir maceraya başlıyorlar. Bu macerada Ahmet Ümit, günümüz Türkiye'sinin portresini o kadar güzel ele almış ki okurken hiçbir şeyi yadırgamıyorsunuz.
Yozlaşan insan ilişkileri, uyuşturucu tacirleri, uluslararası suç şebekeleri, faili meçhul cinayetler, ekonomik bozulmayla birlikte para kazanma hırsının getirmiş olduğu ahlaki çöküş, kurum ve kuruluşlardaki liyakatsizlikler ve hatta mafya denilen olgunun bile artık günümüzde eski etkisinin olmaması.
Kısacası toplumsal sorun olarak nitelediğimiz ne varsa hepsi bu kitapta var.
Kitapseverlerin mutlaka okuması gereken bir eser. Ahmet Ümit eserlerini ve Başkomser Nevzat maceralarını da takip ediyorsanız mutlaka okumalısınız. Kalemine sağlık Ahmet Ümit!
Son bir ekleme yaparak bitirmek istiyorum. Kitabın başından sonuna kadar yağmur yağıyor bilginiz olsun.
Jack London'ın aslında kendini anlattığı söylenen yarı otobiyografik romanıdır Martin Eden.
Bundan sonra yazacaklarım spoiler içerdiğinden dolayı romanı okumayı düşünen kitapseverler lütfen son