İstisnalar bir kenara, icatlar gençlik sezgisinin alanıdır; gençleri kurallar ve yargılardan oluşan bir ağa hapsedip fikir pınarlarını kurutursanız çok önemli negatif sonuçlara hazır olmalısınız.
Bakın dostlar, eğer köylüler çelik fabrikasını taşıyorlar, taşra kulüp şarkıcıları teknoloji üniversitelerindeki kayıt kabullerde devrim yapıyorlar, liseyi bitirmeyenler galon başına 100 mil kazandırıyorlar, plaj serserisi sörfçüler insan genomunun haritasını çıkarıyorlar, ufacık tefecik kadınlar büyük oto yarışlarındaki erkek tekelini kırıyorlar, dislektik seyyar satıcılar küresel ölçekte ticari imparatorluk kurabiliyorlarsa o zaman okulların öğrenme ve başarıya dair geleneksel yöntemlerinde önemli ve hayati bir parça eksik demektir.
Birkaç günden beri saatim beni yanıltıyor. Yanıltıyor diyorum, adeta benimle eğleniyor. Bazen yoracak kadar koşturur, bazen uzun müsaadeler vererek vapuru kaybettiriyor. Yanlış saat, muhakemesi bozulmuş bir zihne benziyor!
Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan kuvvet kalıntılarının bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar bizde o iktidarın da mahvolduğu vakitlerdir ki onun yerine geçen etkili bir sessizlik en şiddetli elem gözyaşından gönül yakıcıdır.