…Fransız filozof Paul Ricoeur’un belirttiği gibi benliğin ilk dönüşümsel sorusu şudur: “Ben kimim?” Burada özgürlük ve bağımlılık arasındaki çelişkiyi, arzuladığımız şeyler ve belli öneme sahip başkalarının varlığıyla bize yükledikleri beklentiler sebebiyle yapmaya mecbur hissettiğimiz şeyler arasında içsel bir çatışma olarak deneyimleriz. Kabul edilir davranışlarla ilgili imgeler ve anlamlar, dönüşümsel olarak “varlığımızı” ve “yaptıklarımızı” ele aldıkça “içsel” konuşmalarımızın parçası olur.
Çünkü insanlık tarihi davetsiz misafirleri sevmezdi; kahramanlarını kendi seçer, ne kadar usandırıcı bir çabaya girerlerse girsinler hakkı olmayanları acımasızca geri çevirirdi; talihin ilerlemekte olan arabasından bir kez düşen kişi, arabaya bir daha yetişemezdi.
Belki bahtiyarlık değildir artık
boynunun borcudur fakat
düşmana inat
bir gün fazla yaşamak
İçerde bir tarafınla yapyalnız kalabilirsin
kuyunun dibindeki taş gibi
fakat öbür tarafın
öylesine karışmalı ki dünyanın kalabalığına
sen ürpermelisin içerde
dışarda kırk günlük yerde yaprak kıpırdasa
İnancı diyalektik kanıtlarla kökünden sökemezsiniz. Kanıtlardan gelen vuruşa dayanamaması için daha önceden başka nedenlerle derinden sarsılmış olması gerekir.