betül

betül
@betulche
yabancının ölümü
ölümü hep uzak mekânlara sürme ısrarının ardında, onu zamanın dışına sürme isteği var. Zaman duygusunun, gelip geçiyor olma duygusunun önemsiz olduğu bir dünyada herkes her zaman çocuktur, öyle de kalmalıdır. Bu yüzden önümüzde akıp giden bütün ölüm görüntülerini, bir çocuk çizgi filmlerde patlayan bombaları, yassılmış figürleri nasıl seyretsin istiyorsak öyle seyrederiz. Büyülenmeyle kayıtsızlk arasında gidip gelen bir tepkiyle, yabancının ölümünün hayatımızdan hiçbir şeyi çekip alamayacağından emin olmanın verdiği kayıtsızlikla algılarız. Daha da önemlisi, artık bir skandaldan ibaret kalan ölümü seyrederken, öyle aşırı değil, böyle sıradan bir hayat sürmekten, öyle anormal değil, böyle normal bir vatandaş olmaktan huzur duyacağızdır.
İnsan ve Duygular
Reklam
Cinsellik, bedenin disipline sokulması ile nüfusun düzenlenmesinin kesişiminde yer alır. Birey ve arzuları, eylem ve hazları izlenir, kataloglanır, hiyerarşik bir düzene sokulur. Yalnızca birey değil nüfus da düzenlemeye tabidir ve nüfusun sağlıklı biçimde çoğalması devletin sorumluluk alanına girer. Bu ikisinin kesişiminde yer alan cinsellik, normallik talebine göre düzenlenir ve cinsel güdüler anomalilerin sebebi olarak işaretlenir. Anomaliler bireysel düzlemde sapkınlık, toplumsal düzeyde ise dejenerasyon olarak tanımlanır.
1000Kitap
belki de bu yüzden, kehanet günü ve saati geldiğinde hiçbir şeyin olmamasına şaşırmaz. ne deprem ne yangın ne kıyamet. hiçbir şeyin olmamasına şaşırmaz, çünkü zaten bir şey beklemiyordur.. . hayalin yıkılması, bu sayede dönüşe geçebilmek, kızı hastaneye götürmek, on yıl önce sırt çevirdikleri hayata dönmek... dünyaya dönmek ve dünyanın en normal insanları gibi yaşamak: televizyon seyretmek, patates kızartması yemek, sıkıntının tadını çıkara çıkara günlerini geçirmek.
İnsan ve Duygular
neoliberalizm, çağdaş kapitalizmin aklıdır.
Sayfa 2
üretici özne, sanayi toplumunun büyük eseri olmuştur.
Sayfa 365
Reklam