Kendi hayatları üzerinde söz söyleme hakkı daha az olan insanlar, daha erken yaşta ani kalp krizlerinden ölme riski taşıyorlar.
...
Özellikle hayatında yaratıcı bir faaliyet varsa, kişi stresini o zaman çok kolay yönetebiliyor.
Ayrıca zihnimizi meşgul eden tekrarlı düşüncelerin sükûnete erebilmesi için de yine böyle bir DMN sürecine ihtiyaç duyuluyor gibi görünmekte. Kısacası; durup bir süre aylaklık yapmak, hiçbir şeye kafayı takmadan sadece dinlenmek zannettiğimizden çok daha aktif bir zihinsel sürecin devreye girebilmesi için temel şartlardan... Bundan mahrum kaldığımızda ise "yorgun" ve "dağınık" beyin sendromları diye anılmaya başlayan durumları yaşamamız gayet olası.
Az önce deliler gibi kaçan ve kovalayan o hayvanlar, bir iki dakika içinde gayet sakin ve dingin bir şekilde hayatlarına geri dönerler. Mesela avını kaçıran bir çitanın kendini yerlere atıp hayal kırıklığı içinde ah vah ettiğini hiç görmeyiz. Yahut avcıdan kurtulan bir antilobun "Beni bir daha ne zaman kovalayacak acaba? Allah'ım bu hayat böyle geçer mi? Annemi de babamı da bunlar yedi... En iyisi ben canıma kıyayım!" diye bunalıma girdiğine hiç şahit olmayız. Az evvel sempatik sistemin komutlarıyla coşan bedenleri
bir an sonra parasempatik sistemin devreye girmesiyle gayet sakin ve dingin bir hale gelir.