Saadet Öğretmen
Dava günü gelip çatmıştı. Çocuklara uğur getirmesi, temiz bir sayfa açılması ve umutlu hissettirmesi için toz pembe bir ceket ve beyaz bir pantolon giydim. Hasan’la birlikte yola çıktık. Yücel Başkan, Mersin Barosu yönetimiyle gelecekti. Adliyeye gittiğimizde büyük bir kalabalıkla karşılaştık. Türkiye’nin her şehrinden insanlar çocuklarıma destek için gelmişlerdi. Gençler ellerinde gitarlarla, yaşlı teyzeler, anneler, babalar, eli bastonlu amcalar, ellerinde “Çocuk istismarına dur de!” pankartları ile oradaydı. Farklı siyasi partilerden vekiller, her düşünceden sivil toplum örgütleri, onlarca gönüllü avukat, sağı, solu, muhafazakârı her düşünceden insan oradaydı. Herkes “Çocukların yanında olmalıyız” çağrısını duymuştu. Bir önceki davaya gittiğimdeki o yalnız öğretmen değildim ben. Bu benim ikinci hayatımdı. Bu sefer çocuklarımla yalnız değildik. Bu sefer çok kalabalıktık! Zorluklara tek başına karşı durmak cesarettir ama omuz omuza verip yol almak işte o, zaferin ta kendisidir.
Kuvayımilliye ruhu
Hırsız elinde tuttuğu her neyse daha sıkı tutup çıkışa koştu. Ve bunların ardından olan her şey yine saniyeler içinde gerçekleşti. Murathan ileri atıldı. Özenle dizilmiş ayakkabılardan burnu en
Casino D'istanbul
1969 yılı Milliyet gazetesinde bir haber dikkat çekiyor. Artık Kumarhanemiz de Var... "Eleman Aranıyor" ilanı göze çarpmakta. Casino D'istanbul, için elemanlar alınacaktır: Sait Halim Paşa Yalısında çalışacak, İngilizce bilen hostesler" Amerikan Investment Opportunities Şirketi ile Turizm Bankası'nın ortak oldukları "İstanbul Talih Oyunlanı Limited Şirketi”nin işlettiği kumarhanede ekserisi kolej ve üniversite mezunu iyi İngilizce, Fransızca bilen siyah pantolon, sırma işlemeli siyah cepken, beyaz dik yakalı gömlek giymiş Türk krupiyeler açılıştan hemen sonra bol paralı turistlerin muhasara ettiği masalarda görevlerine başlamışlardır. Oyun salonlarında yabancı dil bilen kültürlü Türk kızlarının talih deneyicilerine hosteslik yapması kararlaştırılmışken mini etekli, göbeği açıkta bırakan özel kıyafetler giyilme mecburiyeti yüzünden bu işe pek talipli çıkmamıştır. Kumarhanenin üst katındaki oyun salonuna saat 21:00'den sonra, pasaport kontrolü yapılarak, sadece yabancı turistler kabul edilmiştir.
Sayfa 518 - Sait Halim Paşa Yalısı - Yeniköy·Kitabı okuyor
Beyaz adamlar ve pantolon birbirlerinden ayrılamazdı. Yalnızca zenciler çıplak gezebilirdi. Pantolonlar kast belirliyordu.
Alıntı
Deniz karşımdaydı; beyaz önlüğünün altına zümrüt yeşili bir gömlek, altına da siyah bir kumaş pantolon giymiş, ciddi bir ifadeyle bana bakıyordu. Üzerine karlar yağmıştı. Dünkü hâlinden eser yoktu. Gecesi gündüzünü tamamlayan bu şehir, gecesi gündüzüne uymayan bir adama sahipti. Beni de bu çelişkiye kurban edecekti. Sorun şuydu ki, ilk kez kurban olma düşüncesi beni rahatsız etmiyordu.
Sayfa 130·Kitabı okudu
Alıntı
Giysiler eskimiş ve yıpranmıştı, kot pantolon boldu, beyaz tişört de çok küçüktü ama yine de tertemiz kokuyorlardı. Onları giydiğimde kendimi farklı biri gibi hissettim. Artık hobi olarak dövüşen, Aşağı Ortalı Eve değildim. Bu Eve farklı giyiniyor, güneş ışığı alan bir yerde yaşıyordu; yeniden doğmuştu. Ancak yine de tek bildiği şey karanlıktı.
Sayfa 25
1000Kitap