Bu şekilde nasıl ilerleyebileceğimizi bilmiyorum. Bir romanın iyi olmasını sağlayan şey işlenişi midir, yoksa türü müdür? Türü bu kadar mühimse neden aşk romanları doygunluğa ulaşmamıştır da köy realizmi ulaşmıştır? Kaldı ki dosyam, köy realizminden çok köyde geçen ahlaki ikilemlerden oluşan psikolojik bir romandı. Biliyorum ki bilinen bir isimle gönderilse çok satanlarda zirvede yer alacak olan bu eser, çoğu yayınevi tarafından okunmuyor bile. En azından dönüt verdikleri için üstteki yayınevine teşekkür ederim. Son cümleye kadar olumlu dönüş gibiydi. Serzenişlerim biraz da bu kırılmışlıktan.