Betül

Betül
@beyazkrizantem
Anarres Öğrenme Merkezleri'nde dersler böyle düzenlenirdi: öğrencilerin isteğiyle, öğretmenin inisiyatifiyle ya da her ikisiyle birlikte. Yönetimin rahatsız olduğunu fark ettiğinde güldü. "Öğrencilerin anarşist olmamalarını mı bekliyorlar?" dedi. "Gençler başka ne olabilirler ki?
Sayfa 112·Kitabı okudu
Reklam
Ardı ardına kelime oyunları. Dik yokuşa zaten kırkmerdiven denir. Bizim yazar müsveddemiz de esaslı bir roman yazacağım diye kırkından sonra saz çalmaya heves etti. Kafasının içinde kırk tilki dolanıyor. Hiç şüphem yok ki kırk tarakta bezi de vardır bu adamın. Zaten kendisi de şu an kırk dokuz yaşındaymış. Hele bir nalları diksin. Hele bir kurtulayım şu heriften. Kırkı çıkar çıkmaz çalışma odasına çullanıp deneysel romanın müsveddelerine kırk kilit vuracağım.
Sayfa 276·Kitabı okudu
"Okurlar anlamayacaksa böcek motifinin romanımızda ne işi var?" "Fakat gerçek romanlar böyle kurgulanır, böyle yazılır. Kimi ayrıntıları, kimi imaları ve ihsasları, kimi sembollerin ve kimi imgelerin yüklendikleri işlevleri okurlar anlayamazlar. Ama hissederler. Muğlak da olsa sezerler. Anlamadıklarını sandıkları ayrıntılar onların bilinçaltlarında karşılığını bulur. Hayat böyledir. Bilincimizin ve bilinçaltımızın mesaisi müşterektir."
Sayfa 237·Kitabı okudu
"Bu romanın esas oğlanı da ben olacakmışım." "Neden sen olmayasan ki? Senin adın Tatar Adnan. Bence gayet romantik bir isimdir bu. Böylelikle Kırım kökenli okurlarımızın da gönlünü fethetmiş olacağız. Suna da Çerkez kızı değil miydi? Keza Füsun da Tahtacı Türkmen'idir. Ben de ayıptır söylemesi Yörük'üm. Senin şu seksen sekizlik Kötü Bakkal'ın soyunu sopunu hiç bilmiyorum. Balkan muhaciridir belki. Sonra bizim sokakta Kürt Bakkal da var. Koridordaki Ayna romanında bütün Türkiye var.
Sayfa 109·Kitabı okudu
"Neden bu kederli melodiyi çaldın? Neden? Buna nasıl dayanabiliyorsun?" Letta kendi sesindeki öfkeyi duyabiliyordu ama ağzından çıkan kelimelere engel olamıyordu. Leyla ona bakıp gülümsedi. "Müzik rengârenktir, Letta, tıpkı bizim gibi. Eskiden üretkenlere renk avcısı, müzisyen, ressam, dansçı deniyordu. Bizim yaptığımız şey, kendi kalbimizdeki renkleri yakalayıp diğer insanlarla paylaşmak. Biz renk avcısıyız. Hâlâ bu kelimeyi tercih ederim," dedi. "Ve tatlım, benim renklerimden biri de keder."
Sayfa 262·Kitabı okudu
Reklam