10/10
·384 syf.··
2026 33. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 14:35
DURGUN DON CİLT 2 / MİHAİL ŞOLOHOV 1916 yılı, Ekim ayı. Birinci Dünya Savaşı'nın Rus topraklarındaki son günleri... Devlet yorgun, halk yorgun, askerler ise umutsuzdur. Çarlık rejimi sallanmaktadır. Bolşevikler, devrimi gerçekleştirmek için var güçleriyle çalışmaktadır. Bir amaçları vardır; onurlu ve kutlu olduğuna inandıkları bir amaç. Ülkeyi hainlerin elinden almak, emperyalist çıkarlar uğruna dökülen kanlara son vermek ve vatanın gerçek sahiplerine daha adil bir yaşam sunmak... Kutlu amaçlar, uğrunda ölünebilecek amaçlar... Ordu bölünmüş durumdadır. Beyazlar ve Kızıllar ölümüne mücadele etmektedir. Ve tüm bunların ortasında, Don bölgesinin efendileri sayılan, Rus ordusunun bel kemiğini oluşturan Kazaklar vardır. Ne yapacaklardır? Kimi destekleyeceklerdir? Çünkü onların yer aldığı tarafın zafere ulaşması çok daha kolay olacaktır. Ancak yüzyıllardır Çarlık idaresinin baskısı altında yaşayan bu halk artık kendi özgürlüğünü istemektedir. Ne Bolşevikleri ne de Çarlık yönetimini topraklarında görmek isterler. Don Nehri'nin büyüleyici atmosferinde, kendi yurtlarında kendi düzenlerini kurup yaşamanın hayalini kurmaktadırlar. Melehovlar, Bunçuklar ve Don bozkırlarının Kazak köyleri... Nobel Ödüllü büyük yazar Mihail Şolohov, Durgun Don destanının bu ikinci cildinde adım adım büyüyen bir devrimin sancılı yolculuğunu büyük bir ustalıkla anlatıyor. Bu yolculuk, Rus coğrafyasında yaşayan halkların bir arada kalıp kalamayacağını; her devrimin kendi evlatlarını yiyip yemeyeceğini bilen tarihin acı diyalektiğinin burada da işleyip işlemeyeceğini sorguluyor. Serinin ikinci cildi adeta Sovyet Devrimi'nin emekleme dönemi gibi. Devrim artık orduda, sokakta ve köylerde konuşuluyor. Halk emperyalist savaştan çıkmak isterken kendisini çok daha büyük bir felaketin, bir iç savaşın eşiğinde
1000Kitap
Durgun Don - Cilt 2Mihail Şolohov · Yordam Edebiyat · 20181,157 okunma
Puan vermedi
Sherrie Campbell Kitabı tam bitiremedim açıkçası çünkü beni aile ilişkilerimle ilgili daha da paniğe sürekledi. Çok keskin çıkarımlar var, gri alanlara hiç girilmemiş sadece siyahlar ve beyazlar var. Ailenizin toksik olup olmadığından emin değilseniz okumanızı önermem fakat aşırı travmatik ve ailesi ile ilişkiyi kesmek isteyen ve buna cesaret edemeyen insanlar için yol gösterici olabilir. Genellemelerden çok yazarın kendi deneyimi ve benzer deneyimler üstüne yoğunlaşılmış. Bitirmeyi düşünmüyorum açıkçası. Toksik Aile İlişkileri
Toksik Aile İlişkileriSherrie Campbell · Kuraldışı Yayınevi · 202175 okunma
Reklam
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 23. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 16:06
Jules Verne'nin o daha çok bilim-kurgu eserlerinden ziyade, 18. Yüzyılda Fransa'da yaşananları anlatan kısmen tarihi bir roman diyebilirim. Kitap, o dönemin Fransa'sını, yaşanan olayları, savaşları anlatarak dönemine ışık tutuyor. Kitapta savaşın yapmış olduğu yıkım ve ayrılıklar güzel bir biçimde anlatılmış. Aynı zamanda bir aşk hikâyesini de anlatıyor Jules Verne bu eserinde. Konusu kısaca şöyle, Mavililer (Cumhuriyetçiler) ile Beyazlar (Kral yanlıları) devrimden sonra yeni hükümeti kurmak için savaş halindedir. Mavililer taşralardaki köylü ve rahipleri, kısaca tüm kral yandaşlarını ölüm makinası dedikleri giyotinle idam etmektedir. Chanteleine kontu da kral yandaşı olarak şehirde yaşanan gelişmeleri takip ederken bir gün kalesine Cumhuriyetçilerin saldırdığını ve karısıyla kızının kaçırıldığını öğrenir. Kaleye saldıranların başındaysa bir zamanlar Chanteleine kontunun hizmetkârı Karval vardır. Kalede hırsızlık yaptığı gerekçesiyle kont Karval'ı kaleden kovmuş ve Karval Cumhuriyetçilere katılarak konttan intikam almak için adamlarıyla kaleye saldırmıştır. Hikayenin geri kalanı Kont'un eşini ve kızını Mavililerden kurtarmaya çalışmasını anlatıyor. Akıcı, basit ve sade anlatımıyla bir oturuşta bitirebileceğiniz bir eser olmuş. Bir de Fransız İhtilâli tarihine ilginiz varsa, tarihî kişilikleri yeniden okumak sizi mutlu edecektir. Jules Verne'in sadece hayal gücüyle değil, tarihsel gerçekliklerle de nasıl etkileyici eserler verebildiğini gösterir. Eğer Verne'in klasik maceralarının dışında, onun daha karanlık ve dramatik tarafını keşfetmek istiyorsanız, bu roman okuduğum en iyi Jules Verne değildi belki ama sırası gelirse okumanızı tavsiye ederim. Kitaplarla kalın...
Chanteleine KontuJules Verne · Alfa Yayınları · 202061 okunma
10/10
·542 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
Afrika'nın kalbinden, Afrika gerçeğinden, geçmişinden karanlık bir kaosun güçlü bir yankısını sunuyor kitap bize.Din savaşlarının, köleliğin, ırkçılığın kol gezdiği topraklarda soylu Traore ailesinin yaşadığı sorunların , çöküşünün hikayesini okuyoruz.Kitap bir kadın hikayesi anlatmıyor ama kadının adının olmadığı bir toplumun iz düşümü aslında.Özellikle birbirlerini bu kadar ötekileştirmeleri, ırkçılığın boyutları çok derin.Suların hiç durulmadığı bir coğrafya ve zaman, insanların birbirine hiç tahammülü yok. Özellikle yüreğine hayran olduğum Nadie'nin yaşadıkları toplumun sertliğinin bir yansıması ve kalbime en çok dokunan hikaye.Öyle bir yürek hiç hak etmediği şeyler yaşadı.Coğrafya değiştikçe insanın kaderi ve yaşamı baştan aşağı değişiyor bunu ,bu kitapta çok güzel resmetmişler. Kitapta karakter çok olduğu için,eserin ritmi hiç düşmüyor. Olaylar zinciri dinamik. Eser Batı Afrika'nın kendi iç dinamiklerini gösteriyor, kültürü bize yaşatıyor. Batı Afrika'nın modernleşme önceki dönüşümünün büyük bir panoramsını sunuyor.Bir taraftan Afrika'nın kendi içindeki değişim, İslâmiyet'in yayılışını, kültürel değişimi, yaşamın büründüğü hâli okurken diğer taraftan toplumun ataerkillik seviyesi, kadının toplumda olmayan yeri ve yaşadığı zorlukların boyutları şaşırtıcı değil ama çok üzücü.Ayrıca tec*vüzün bu kadar kolay ve fütursuzca olması çok sinir bozucu. Zamanla sonlanıp yerini palmiye ticaretine bırakan köle ticareti, biterken yarattığı sancılar,her daim her şeyde söz sahibi olan beyazlar... Misyonerlerin kıtayı istilası, sömürünün dibi, isyanlar, savaşlar.. Misyonerler ile dayatılan Hristiyan kültür,beyaz tahakkümü.Traore ailesinin üzerinden koca bir kıtanın kültürü, değişimi aktarılmış.Ailenin her bir oğlunun başına gelen kıtanın ayrı bir derdini simgeliyor.Ailenin çöküşü
Segu Toprak SurlarMaryse Condé · Bilgi Yayınevi · 202440 okunma
6/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 22:55
"Papalagi" (veya orijinal adıyla Der Papalagi), Alman yazar Erich Scheurmann tarafından 1920 yılında yayımlanmış oldukça sıra dışı ve düşündürücü bir kitap. Papalagi denince beyazlar ya da yabancılar anlaşılır. Ama sözcüğü sözcüğüne çevrilirse göğü delen anlamına gelir. Samoa'ya ilk misyoner bir yelkenliyle gelmişti. Yerliler bu beyaz yelkenliyi ufukta bir delik olarak gördüler, beyaz adamın içinden çıkıp kendilerine geldiği bir delik. O, göğü delip geçmişti. Kapitalizmin yaşatıldığı sekuler toplumu daha yakından tanımak için, modernliğin medeniyet diye pazarlandığı sistemi görmek istediğimizde tüm açıklığı gerçekliği ile "Papalagi" karşımızda. Kitap ismi ile iddialı ve dikkat çekici olduğu kadar, kısa olmasına rağmen yine de anlamlı, bakış açısı sunması, düşündürücü olmasıyla beni kendine çekti ve okurken içimden tebrikler sunduğum bir kitap oldu adeta. Özellikle Afrika Dramını okuyup bu konuda bir ders aldıktan sonra, kapitalizm ve demokrasi gibi, "Kur'an'ın da ifadesiyle; yaldızlı sözler" ile insanların nasıl kandırıldığını, insanların peşinden koştukları dünya ve içindeki nimetlerin aslında aracı iken nasıl yegane amaca dönüştüğünü anlatan ve yeniden anladığım çok güzel bir kitap. İnsanoğlu tabiatı gereği unutan, dalan, günaha meyilli bir varlık olması nedeniyle kendine hakikati anlatacak, yaşamının içindeki yaratılanların amacını hatırlatacak türden kitaplar okumaya muhtaç. Özellikle de mana ile maddenin yer değiştirdiği, anlam kargaşası yaşandığı, duyguların renginin kaybolduğu bir çağda, bir zaman diliminde Batıyı ve batının bize sunduğu ya da dikte ettiği kültürü, bugün özenilen o Avrupai yaşamın aslında arka planını çok güzel anlatan bir kitap ve her insanın okumasını istediğim, dili hafif bir kitap oldu benim için. Papalagi yani beyaz adam, sömürünün
1000Kitap
Göğü Delen AdamErich Scheurmann · Ayrıntı Yayınları · 202017,2bin okunma
Bir Macera Üstadı Alexander Dumas
9/10
·1102 syf.··
2026 15. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 07:13
Büyük Macera romanı yazarı Dumas'nın yine büyük maceralarından sonuncusu, tamamlamaya ömrünün yetmediği ve ölümünden 135 yıl sonra Dumas araştırmacısı Claude Schopp tarafından bulunup Dumas'nın kendi notlarından yola çıkarak olası bir son yazdığı bölümleri de içeren ama yine de tamamlanmamış, eksik kalmış ve bu şekilde yayınlanmış son büyük macera romanı. Kitabı bitirdikten sonra yaptığım araştırma ile öğrendiğim kadarıyla bir üçlemenin son kitabı olan bu kitap serinin ilk 2 kitabı "Beyazlar ile Maviler" ile "Jehu'nun Yoldaşları" ne yazık ki Türkçe'ye çevrilmemiş. Zaten 300'e yakın kitap yazmış bu dehanın çok ama çok az kitabı dilimize kazandırılmış olması büyük bir eksiklik. Yine de kitabı okurken "Beyazlar ile Maviler" ve "Jehu'nun Yoldaşların"da ne anlattığına dair bir fikir oluşturmamı sağlayan bölümler vardı ve asla bir başka kitabın devamıymış gibi hissettirmedi. "Beyazlar ile Maviler" kitabının ismi Napolyon'un direktuvar hükümetini 18 Brumaire darbesi ile yıkıp birinci konsül olarak Fransa yönetimini eline aldıktan sonra Cumhuriyetçiler ve Kralcılar arasında süren iç savaşta Kralcıların giydiği Beyaz üniformaları ile Cumhuriyetçilerin giydiği Mavi üniformaları temsil ederken, "Jehu'nun Yoldaşları" ise Fransız devrimi sonrası Cumhuriyetçilerin yönetimi ele geçirmesi sonrası Krala sadık asilsazelerin Cumhuriyetçi Jakobenlere karşı kurduğu ve Napolyon döneminde de faaliyetlerini devam ettiren, genellikle Cumhuriyetçi hükümet kaynaklarını taşıyan posta arabalarını hedef alan ve ele geçirdiği altınları Kralcıların mücadelesi yolunda kullanmayı hedef edinmiş bir yeraltı örgütünü anlatıyor. Tüm bu bilgilere rağmen yine de benim gibi kronoloji takıntısı olanlar için İngilizceleri veya Fransızcaları yeterli ise bu kitaba başlamadan diğer 2 kitaba da göz atmalarını
Edebiyat
Sainte-Hermine ŞövalyesiAlexandre Dumas · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2016406 okunma
Reklam
Reklam